SosyalKafa

Eski bir yazı: “SosyalKafa’nın 3. Sezonu biterken İnternet Televizyonculuğu üzerine notlar…

Radikal.com.tr’nin kapanışı üzerine yazdığım bir yazıda referans göstermek için bu yazıyı buraya alıyorum. Yazı ilk olarak VivaHiba‘da yayınlanmıştı.

SosyalKafa’nın 3. Sezonu biterken İnternet Televizyonculuğu üzerine notlar…

Internet dünyasındaki en büyük oyuncağım olan Erkan’s Field Diary 10. yılına girerken, başka bir oyuncağım olan SosyalKafa’nın da 3. sezonunu geride bıraktık. Doğan TV’nin bir internet televizyonu projesi olan Netd.Com Haziran 2014 ortalarında kendi platformlarında devam etmemizi önermiş, biz de kabul etmiştik. BJK TV’den olaylı bir şekilde ayrıldıktan sonra , nerede devam edeceğimiz belli değildi. Aslında devam etmesi de zorunlu değildi. Benim için deneyimsel bir çalışma olup, dijitallikle olan ilişkimi perçinleyen, Türkiye’nin yükselen dijital sektörlerine mütevazi bir şekilde katkıda bulunmak isteyen bir projeydi. Yaptığımız her bölüm dijital bir arşive katkıda bulunmuş oldu. Ayrıca genellikle 1. çoğul şahıs kullanmayı tercih ediyorum çünkü koordinatörü ben olsam bile böyle bir proje ancak iyi bir ekiple ayakta durabilir. Bu bağlamda beni hiç yanlız bırakmayan Simge Sezer ve Anıl Sayan’a özellikle teşekkür ederim. Netd’ye bizi davet eden Jülide Çağıl’a da, orada bulunduğumuz sürece gayet samimi bir şekilde bize katkıda bulunan profesyonel arkadaşlara da, sonradan çekimlerin santralistanbul’a taşınmasına önayak olan dekanımız Halil Nalçaoğlu’na, çekimlere destek olan öğrenci arkadaşlara da şükranlarımı sunarım.

Efendim, ben geçen ay Portekiz’deyken bildirim geldi. Netd.com özgün web tv politikasından vazgeçmiş. O yüzden bizimki de dahil olmak üzere tüm programlarını bitirdiler. Bundan sonra Kanal D programları yayınlayacaklar, bir de müzik klipleri yayınlayacaklarmış. Ayrıntılı bir şekilde konuşamadım ama anladığım kadarıyla Doğan TV yeterli gelir gelmediğini görünce böyle bir politika değişikliğine karar vermiş. Sektörden biraz anlayanlar bilir ki müziği merkeze alan bir yayıncılıkta çok ciddi rakipleri olacak ve varolan haliyle pek de şansı olmayacak.

Netd’nin izlediği çizgi benzer girişimlerde de görülebilir. Benzer derken özellikle geleneksel medya kuruluşlarının önayak olduğu girişimleri kastediyorum. Yine de bunu kastederken varolan TV kanallarının internet sitelerini kastetmiyorum internet televizyonculuğuyla. Belki zamanla bu sitelerin bazıları özgün web televizyonu projelerine dönüşebilir tabi ki. Bu minvalde İnternet televizyonculuğuyla ilgili bir kaç gözlemimi aktarayım.

1- İnternet projelerine göre büyükçe bütçelerin söz konusu olduğu TV sektörü internetle entegrasyonda çekimser ve cimri yaklaşıyor. Tabi geleneksel medya kafasıyla bakmaları da karar almalarında çok etkili. Daha bir yılı tamamlamayan bir projeden gelir beklemek bu alanla ilgili cahillikten kaynaklanıyor olsa gerek. Kaldı ki bu alana yapılan harcamaya bakılırsa – görece epey az olduğundan- kayba uzun süre tahammül edilebilir. Ama bu beklemeye tahammül edecek bir zihniyet ve bürokrasi yok gibi.

2- Netd bundan sonra bu yeni politikasıyla sonu gelmeyecek bir proje gibi gözüküyor. Müzik gibi rekabetin çok yüksek olduğu bir yerde insanlar niye Youtube vb. dururken niye Netd’ye gidecek merak içindeyim. Görebildiğim kadarıyla Netd kullanıcıları çekmek için de özel bir politikaya sahip değil, kullanıcı dostu hiç değil. Belki Doğan TV kanallarının yayınlarının hepsinin olduğu bir site olursa şansı olabilir. Bu durumda da tek tek kanal siteleri ne yapacak diye düşünülebilir.

3- Size ne kadar eski kafa bir yapıyla iş yapıldığına örnek olarak şunu verebilirim: Yakın zamana kadar videolarımıza gömme kodu (embed code) verilmiyordu, çünkü en tepedeki kişinin arzusu kullanıcıların bizzat netd.com sayfasına gelmesiydi. Belli ki Youtube’dan daha iyi bildiği ama bizim bilemediğimiz birşey vardı. Daha sonra gömme kodu büyük bir yenilikmiş gibi duyuruldu.

4- Televizyonun internetle bütünleşmesi internetle bütünleşen birçok medyaya göre daha masraflı ve hala formatını bulamamış bir bütünleşme türü. Akla bir çırpıda gelen örnek olmaması da bu durumdan kaynaklanabilir. Herhangi bir proje hem canlı yayını hem de video yayıncılığını beraber düşünebilmeli. Klasik video paylaşımı sitelerinden farklı olarak canlı yayın pratiklerini merkeze alması önemli olacaktır. Tabi yakın zamanlarda Youtube canlı yayın imkanı da sunmaya başladı. Bir süre sonra bu da normalleşecek. O zaman internet televizyonculuğunun bunun da ötesine geçmesi gerekecek. Tabi bu öteye geçme nasıl olacak diye düşünülürken canlı yayının da video depolamanın da hala kolay bir iş olmadığını belirtmek gerek. Amatör ruh korunsa bile varolan canlı yayın pratiklerinin teknik sorunları düşünüldüğünde bunu aşmanın maddi ve insani güç gerektiğini belirtmekte fayda var.

5- Format arayışı sürerken her halükarda içeriğin ne kadar önemli olduğunu vurgulamakta fayda var. Geleneksel TV program formatlarının bazıları uyarlanırken internet kullanıcıları için referans olabilecek ya da onların dilinden daha iyi anlayacak uyarlamalar ve yaratımlar gerekecek. Bu konuda yolun epey başındayız.

6- Genel olarak içeriğin sunulmasında da dijital yerlilere hitap etmede zorluklar var. Zaten bir medya holdingiyiz, trafik çekeriz şeklinde ilerlemiyor yeni medya düzeni. Sunulan içerik de, programlama dili de nihai olarak geleneksel TV dilinden besleniyor. Ama bu tabi yalnızca Netd yönetiminin meselesi değil. İnternet televizyonculuğu daha sofistike bir alan ve kolektif inovasyon gerektiriyor. Geleneksel izleyici anlayışının ötesinde bir topluluk yaratımı olmalıdır. Burada yeni dili yaratan sıçramayı yapacak. Geleneksel medya holding hiyerarşisi ellerindeki kaynaklara rağmen bu sıçramayı yapacak inovasyondan yoksun gibi gözüküyor. Gözümüzü dijital yerlilere çevirmek gerek. Dijital yerlilerin öncülük ettiği kolektif akıl özgün içerik ve formatların ortaya çıkmasına yarayacaktır. Tabi bu aktörlere fırsat verecek platformlar olacak mı, göreceğiz.

7- Dijital yerlilerin de işin içinde olduğu bir süreçte giderek daha çok kullanılmaya başlayan transmedya hikaye anlatıcılığı önemli bir işlev görebilir. Geleneksel televizyon için de kullanılan bu anlatım biçimi tam da internet televizyonculuğuyla daha işlevsel hale gelebilir.

Geçtiğimiz günlerde internet televizyonu deyince akla neler geliyor diye Dijital Kültürler dersimin öğrencileriyle bir beyin fırtınası yaptık. Televidyon görebildiğim kadarıyla en eski ve özgünlüğünü koruyan projelerden biri bu bağlamda. Gezi direnişiyle ortaya çıkan Çapul.tv de özgün bir internet televizyonu platformuna dönüşebilir. Turkweb , TurkcellTV , TVYO ve Tivibu da özgün içerik sundukça bu alana hakim olabilirler. Sanırım yurtdışında Netflix ve Hulu ilk akla gelen örnekler ama onlar ideale yaklaştı mı, düşünmek gerek. Özellikle habercilik alanında Vice ’ın iyi bir performans gösterdiği söylenebilir. Belki Uzman TV ya da TED gibi niş ya da referans kaynağı olan video paylaşmı siteleri zamanla daha da özgün TV kanalına dönüşebilirler. Türkiye’de web üzerinden canlı yayın meselesine bir profesyonellik getiren PozitifT V içerik üretimiyle uğraşsa belki o da örnek bir internet televizyonuna dönüşebilirdi.

SosyalKafa’nın BJK TV dönemi Youtube kanalımızdan izlenebilir.

Netd dönemi ise Netd.com ‘dan.

Video paylaşım sitelerinin bir listesi burada bulunabilir.

Erkan Saka

Lecturer @Bilgi_PR; Blogger; Metalhead; BJK Fan; @SosyalKafa Coordinator; Bilgi PRCC Director

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın