SosyalKafa

Çok Güzelsin Selanik

Selanik’e gidiyorum diye içim kıpır kıpırdı. 2011 ve 2012 yıllarında Makedonya Üniversitesi’nde düzenlenen konferans için gitmiştim ve çok güzel anılar, dostlar biriktirmiştim. Şimdi geçtiğim ayak izlerini yeniden takip ederek şehri tekrar keşfediyorum. Bildiğim mekanlar yerinde duruyor mu? Yenisi açıldıysa eskiyi aratıyor mu? Dostlar neler yapıyor? Hepsi için 3 gün yetmese de elimden geldiğince cevapları öğrenmeye çalıştım.

Selanik’e giden çoğu insan ”Aa ne kadar da İzmir” diyebiliyor. Evet, özellikle kordon kısmı İzmir’i andırıyor ama üzülerek söylüyorum ki keşke İzmir Selanik gibi kalabilseydi. Günün her saati kafelerde keyfine bakan, rembetiko çaldı mı yerinde duramayan insanların şehri Selanik. İnsanlar trafikte korna çalmıyor, herkes kendi yolundan gittiği için trafik olmuyor ve her yere rahatlıkla ulaşabiliyorsun ki araba sayısı oldukça fazla (özellikle yaz aylarında). Bunlar bir şehir için gözardı edilemeyecek artılar.

Öncelikle şehirde ulaşım nasıldır, nereye nasıl gidilir ve nereleri görmeliyim tavsiyelerinden başlayalım! 🙂

Konaklama – Ulaşım

Thassos adası ve kısa bir Kavala gezisinden sonra rotamı Selanik’e çevirdim. Kavala’dan 1 saat 15 dakika içinde bu güzel şehre vardım. Kalacağım yeri Airbnb‘den ayarlamıştım (Selanik Konser Alanının karşısındaydı). Ev, şehir merkezine 4 km uzaklıkta ama otobüs kullanarak 5-6 dakika içerisinde Aristoteles meydanına ulaşıyorsunuz. Benim kaldığım yer daha sessiz sakin bir bölgede kalıyor. Daha önce Egnatia caddesi üzerindeki Knissi Palace‘da kalmıştım. Oradan merkeze yürüyerek ulaşabilirsiniz, otel de oldukça temiz ve rahattı. Zaten Egnatia caddesi üzerinde birçok otel seçeneği mevcut. Seçin, beğenin 🙂 Şehir içinde yürüyerek de gezebilirsiniz veya otobüsleri kullanmak çok rahat. Otobüslerin içinde bilet alma makineleri bulunuyor veya her otobüs durağının hemen yanında Kiosk’lar var buralardan da bilet temin edebilirsiniz.

Gezip Görelim

Ano Poli

Ben şehri gezmeye Ano Poli‘den (Yukarı Şehir) başladım. Şimdilerde Ano Poli olarak bilinsede Selanik, Osmanlı hakimiyetindeyken mahallenin adı Çınar’mış. Burası adı üstünde olduğu gibi şehrin tepesinde yer alıyor. Selanik kalesini, eski surları ve şehri kuşbakışı olarak buradan görebilirsiniz.  Zaten mahallenin içinden geçerken birçok eski ve tatlı yapı göreceksiniz. Bu arada yürüyerek çıkmak istemeyenler için Ano Poli’ye giden otobüsler var.

Ano Poli - Thessaloniki

Ano Poli – Selanik

Ano Poli - Thessaloniki

Ano Poli – Selanik

Thessaloniki Castle

Eptapyrgio Castle

Atatürk’ün Evi

Ano Poli’den tekrar yürüyerek Apostolou Pavlou caddesi üzerindeki Atatürk’ün evine ulaştım. Türkiye’nin Selanik başkonsolosluk binasının avlusunda bulunan müzeyi, resmi tatiller dahil, haftanın yedi günü, saat 10.00-17.00 arasında ücretsiz olarak gezebiliyorsunuz. Ancak belirtmeliyim ki son yapılan yenileme çalışmalarında sonra evin eski (orijinal) hali kalmamış. Her oda cam vitrinler, projeksiyon aletleri ve ışıklı tablolarla donatılmış. Yani Atatürk’ü anımsatan hemen hiçbir şey yok, hepsi kaldırılmış. Eski evi de girişe maket olarak koymuşlar 🙁 Oysa Selanik’e geldiğim ilk yıllar evin içerisine divanlar, perdeler, minderler, yatak odaları ve Atatürk’ün giysileri ve ayakkabıları dahil herşey sergileniyordu. Biraz hayal kırıklığı içinde şehri gezmeye devam ediyorum.

Ataturk's House

Arch of Galerius ve Rotonda

Aşağıya doğru yürümeye başladığınızda karşınızda Arch of Galerius ve Rotunda’yı göreceksiniz. Roma İmparatoru Galerius, Galerius Kemerini buradan geçen yol ile sarayını bağlamak için yaptırmış. Aynı zamanda Galerius Kemeri’nin üzerinde imparatorun gücünü vurgulayan mermer heykel panelleri bulunuyor. Şimdilerde burası gençlerin buluşma noktası olarak biliniyor 🙂

Görsel Kaynak: http://hookedoneverything.com/thessalonica/

Arch of Galerius

Galerius Kemeri’nin hemen arkasında da Rotonda’yı göreceksiniz. Selanik’in en eski ve gösterişli yapılarından biri. Uzaktan yapıya baktığınızda bu yüzyıla ait olmadığını hissediyorsunuz. İmparator Galerius tarafından 306 yılında yaptırılmış ve buranın en eski dini yapısı olarakta biliniyor. İlk kilise olarak kullanıldıktan sonra şehir Osmanlı hakimiyetindeyken camii olarak kullanılmış. Camii’nin izlerini yapının hemen yanındaki minareden görebilirsiniz.

Rotonda - Thessaloniki

Rotonda

Hagia Sophia

Bu kiliseyi mimari açıdan Ayasofya’yı örnek alarak yapmışlar. Binanın planı Yunan haçı şeklinde yapılmış ve eser UNESCO dünya listesinde. Kiliseye giriş ücretsiz ve içi aynı İstanbul’daki Ayasofya gibi dizayn edilmiş.

Görsel Kaynak: http://www.kokpit.aero

Beyaz Kule

Biraz daha sahil tarafına yürüdüğümde karşıma Beyaz Kule (Lefkos Pirgos) çıkıyor. Ara sokaklardan yürürken karşıma Beyaz Kule’nin çıkmasını seviyorum, özellikle akşamları farklı bir havası oluyor. Ayrıca kulenin içinden tepesine tırmanabiliyorsunuz, böylece bütün kordon ayaklarınız altına seriliyor.

Thessaloniki

Selanik’in simgesi olan kule Osmanlı Devleti tarafından Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılmış. Kule çok masum gibi dursa da geçmişinde kanlı bir hikayesi var. Osmanlı’ya önce kale, sonra garnizon ve en son da zindan olarak hizmet vermiş. Verdiği hizmete göre de halk arasında ismi değişmiş. 16. yüzyılda ”Aslan Kulesi” olarak anılan yapıya daha sonra Yeniçeri Kulesi denir olmuş. Yapı zindan olarak kullanılırken 1826’da Sultan II. Mahmud’un emri üzerine kuledeki tutukluların hepsi kılıçtan geçirilince ise adı, “Kan Kulesi” olarak değiştirilmiş.

Thessaloniki

Aristotelous Meydanı

Tavernaların, sahil boyunca farappenizi hüpleteceğiniz kafelerin ve hediyelik eşya alabileceğiniz mağazaların merkezi burası. Bir de hemen sahile yakın tarafında Hotel Electra bulunuyor. Buranın teras katına çıkın ve kahvenizi veya içkinizi yudumlarken manzaranın keyfini çıkarın 🙂 Gün batımına yakın gelmenizi tavsiye ederim.

selanik meydan

Umbrellas (Şemsiyeler)

Sahilde bulunan Makedonia Palace Hotel’den 3km sonra hemen şemsiyeleri görebilirsiniz. Bu şemsiyeler şehre o kadar çok yakışıyor ki. Giorgos Zogolopoulos tarafından tasarlanmış ve 46. Venedik Bienali kapsamında da sergilenmiş.

Thessaloniki

ThessBike (Bisikletle Sahili Gezme)

En sevdiğim aktivitelerden biri, eğer şehir bisiklet kullanmaya müsaitse hemen bir bisiklet kiralayıp gezmeye başlıyorum. Bu yüzden ben de ThessBike’dan bisiklet kiralayarak gün batımına doğru sahilde gezdim. Çok keyifliydi.

Tsimiski Caddesi

Hem ünlü hem de yerel mağazaları bulabileceğiniz boydan boya alışveriş merkezi olan bir cadde. Kıyafet, eczane, aklınıza ne gelirse uğrayacağınız adres burası olmalı.

** Restoranlar, kafeler nerede diyecekseniz bir sakin olun 🙂 O çok ayrı bir konu ve bence ayrı olarak bahsedilmesi gerekiyor. Selanik restoran ve kafe rehberini yakında yayınlayacağım.

 

 

Bengi Baytekin