SosyalKafa

Macron ve “Önder Sav’”ların ilişkisi

 Jacques Attali; kolajda görüldüğü üzere kronolojik sıralamayla François Mitterand (CB), Jacques Chirac (CB), Nicolas Sarkozy (CB), François Hollande (CB), Emmanuel Macron (CB) ile birlikte.


 

Macron ve “Önder Sav”ların ilişkisi

Jacques Attali, Fransa’da, politikayla ilgilenen neredeyse herkesin bildiği bir figür. Yazar ve eski Cumhurbaşkanlarından François Mitterrand’ın danışmanı olarak biliniyor. Bu figür bazıları için, perde önündeki politikacıların arkasında duran bir güç; görünmeyen bir gücü elinde barındırıyor. Hicivlerin de konusu olan bu figürün ara sıra katıldığı televizyon programlarında, kendisine atfedilen bu gücü inkar edip yapılan hicivlere güldüğü de oluyor. Macron ise seçilmeden ve seçildikten sonra onu desteklediğini inkar etmedi.

Bu iddiaların gerçekliği ile ilgilenmek yerine, önce “Önder Sav”ın ne temsil ettiğine bakmak gerekir. Herkese göre farklı olsa da, benim için Önder Sav, perde arkasından, güç savaşlarında, hamleler yapan bir politikacıydı; genelde savunduğu şeyleri desteklemem.

Somut veriler üzerinden ilerlemek adına; Fransız üst düzey politikacıların, neredeyse istisnasız bir şekilde, büyük okullardan mezun oldukları bilinir. Türkiye’deki karşılığı, bir zamanların “Mülkiye”si olan bu okullar, politikaya atılmak için bir koşul olarak belirir. Ama tek başına bu okulları bitirmek, kimseyi istediği koltuklara oturtmak için yeterli değildir.

“Taya oynamak”. Bu deyiş de, somut ve malum bir yaklaşımın örneği. Bu okullardaki çocuklar bir taydır ve onlarda ışık gören “büyükleri, abileri”, onları destekleyebilirler. Kazanan yarış atının sahibi nasıl emeğinin karşılığını alırsa; muhtemelen, doğru tayı seçen kişi de benzer bir ödüle ulaşabilir.

“Macron, Attali’nin tayı mı?”. Bu soruya cevap vermek için komplo teorilerine bir değer atfetmek şart. Macron belki de bir taydır ama Attali’nin tayı olmayabilir. Ya da tay olmaya da bilir. Ama taylar yoktur demek mümkün değildir. Herkesin malumu “taya oynamak” deyişi bile tayların varlığının kanıtıdır.

Malum olan başka bir olgu ise, Fransız üst düzey politikacıların, birbirleriyle rekabetleri ve intikam adına attıkları adımlardır. Sarkozy ikinci kez aday olduğunda, kendi partisinden önemli isimlerden bazıları onu desteklememişlerdi. Chirac da bunlardan biriydi. Yine Sarkozy’nin başbakanlığını yapan Fillon, Macron’un seçildiği son seçimde güçlü adaylardandı ama son anda ortaya çıkan bir skandal, onun seçilmesini imkansız kılmıştı. Kimilerine göre Sarkozy, eski Başbakan’ının ayağını kaydırmıştı. Gerçekten Sarkozy mi bunun sorumlusuydu, o bilinemez ama, ortada bir çekişme olduğu ve birilerinin birileriyle ayak kaydırma çekişmesi içinde olduğu ise kesindir.

Fransız siyasetinde, skandal rekoru kıran yegane siyasetçi belki de Sarkozy. 50’den fazla iddianın arasında, devrik Libya diktatörü Kaddafi’den 50 milyon euro alması ya da Pakistan ile savaş gemisi alışverişindeki usulsüzlük, rüşvet iddiaları ve benzerleri onu çok yıprattı. İlk kez Cumhurbaşkanlığı yapan bir kişi gözaltına alınmış oldu. Elbette bunlar Sarkozy için komplolar ve savcıların, ona rövanşist yaklaştığı anlamına gelen sözleri televizyonda sarfetmişti. Ama Sarkozy, eski bir Cumhurbaşkanı olarak, özgürce emekliliğini geçiriyor, son seçimlerde aday olmak için, partisinin içindeki ön seçimi bile kazamadı, emekli oldu.

Komplo demişken, Macron nasıl seçildi? 39 yaşında, Napoleon’dan bu yana, devletin başına geçen en genç kişi olan Macron, eski bir banka yöneticisi ve siyasi tecrübesi çok kısıtlı bir politikacı olarak, Cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuştu. Önce kısa süren Cumhurbaşkanı danışmanlığı, sonra bakanlık, ve Cumhurbaşkanlığı yapan Macron’un yolculuğu anlamak için elbette komplolar bizi aydınlatmaz.

Bir radyo programına katılan bir seçmen “anketlerde Macron önde görünmeseydi, ona oy vermezdim, özellikle de Marine Le Pen karşısında kazanabilecek tek aday olarak görünüyordu. Neden oy vermek zorunda hissettiğimi böyle açıklayabilirim” demişti.

Aşırı sağcı Marine Le Pen, son seçimlerde, istikrarlı bir biçimde, karşısındaki adayı sıkıştırıp ve ona yenilen bir politikacı olarak biliniyor. Baba Le Pen, yıllar önce Chirac karşısında, en düşük skorlardan birini alarak tarihe geçmişti. Le Pen korkusu, sağ ve sol seçmeni birleştirip Chirac’a oy olarak dönmüştü.

Sosyal Medya Hesaplarımız

İçeriklerimize e-posta ile abone olabilirsiniz

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 7.103 aboneye katılın

Sosyal Kafa 6. Sezon Tanıtım