SosyalKafa

Deniz Ergürel’den HTC VIVE sanal gerçeklik kaskı denemesi

Sanal gerçeklik kaskı HTC Vive’ı denedim!

HTC-VIVE

Deniz Ergüler

Sanal gerçeklik (virtual reality) teknoloji dünyasının son yıllardaki en hareketli sektörlerinden. Sony, Oculus, Samsung gibi markalar bu alanda ciddi çalışmalar yapıyor. Bu markalardan bir tanesi de HTC. 2015 Barselona Mobil Dünya Kongresi’nde Vive adlı sanal gerçeklik kaskını tanıtan şirket, 1 Ekim tarihinde İstanbul’da bir demo etkinliği düzenledi. Ben de bu etkinliğe katılıp henüz geliştirme aşamasında olan HTC Vive’ın en son durumunu inceledim.

Bugüne kadar farklı markaların ürünlerini denemiştim. HTC’nin Steam’le işbirliği yaparak geliştirdiği bu kask sanal gerçeklik alanında farklı bir deneyim sunuyor. Nedir bu farklar?

  • HTC Vive’ı kullanarak oda içerisinde hareket edebiliyorsunuz. Hareketinize göre etrafınızdaki görüntüler 360 derece değişiyor. 360 derecelik görüntü özelliği Vive’ın en dikkat çekici yanı.
  • Odayı sürekli olarak tarayan iki ayrı sensör var. Bu sensörler etrafınızdaki alanın sınırlarını belirleyip, çarpma tehlikesine karşı sizi uyarıyor.
  • Ekran çözünürlüğü 1080 x 1200 piksel. Bu sayede görüntüler çok net ve çok parlak. Görüntüler çok akıcı. Saniyede 90 karelik görüntü akışı, bu gerçeklik hissini veriyor.
  • Günümüzdeki sanal gerçeklik kasklarının en önemli sorunu kullanıcıda mide bulanması veya baş ağrısı gibi sağlık sorunlarına yol açması. Demo alanında HTC Vive’ı yaklaşık 10 – 15 dakika kullandım ve böyle bir sorun yaşamadım. HTC yetkilileri Vive’ın bu özelliğinin üzerinde çok durdu. Sağlık sorunlarının aşılması bu teknolojinin yaygınlaşmasında çok kritik bir nokta olacak.

Kaskı kafanıza takınca neler hissediyorsunuz?

Yukarıdaki videoda elimden geldiğince HTC Vive deneyimimi paylaşmaya çalıştım ama bu oldukça zor bir iş. Matrix filminde Morpheus’un Neo’ya seslendiği gibi “kendi gözlerinizle görmelisiniz”. Yine de hissettiklerimi paylaşmaya çalışacağım.

  • Sanal gerçeklik kaskı gözlerinizin önünü tamamen kapatıyor, dış dünyaya dair hiç bir şey göremiyorsunuz. Gözünüzün önündeki iki ufak ekran tüm görüşünüzü kaplıyor. Elinizde iki adet kumanda (joystick) oluyor, bu kumandaların yardımıyla demo görüntü alanındaki nesnelere dokunabiliyor, hareket ettirebiliyorsunuz. Kaskla birlikte bir de kulaklık takıyorsunuz.
  • Gözünüzün önündeki görüntü ve sesler sizi öylesine sarıyor ki demo görüntü açıldıktan 5 – 10 saniye sonra fiziki dünyadan bağınız kopmuş gibi oluyor. Aslında bir odanın içinde olduğunuzu unutuyorsunuz. Bir hayal aleminin içine girmiş gibi hissediyorsunuz. Ama gerçeklik hissi yüksek.
  • Benim katıldığım demoda ilk sahne denizin altında batık vaziyetteki bir geminin güvertesiydi. Bu güvertede dolaşabiliyor, etrafınızdaki balıklara bakabiliyor, hatta deniz yüzeyinde parlayan güneşi görebiliyorsunuz. Sahnenin bir yerinde gözünüzün önünde dev bir balina geçiyor. Gerçekten deniz altında olduğunuzu düşünüyorsunuz.
  • Gözümün önünde ağır hareketlerle yüzen bu balinan cüssesi öylesine büyüktü ki, bakarken tedirgin oldum. Karşımda çok gerçekçi bir görüntü vardı, kuyruğunu hareket ettirdiğinde bana çarpabileceğini düşünerek kenara çekildim.
  • Demo gösterimde ikinci sahnemiz bir robot tamir ünitesiydi. Burada arızalanmış bir robotu tamir etmem gerekiyordu. 2 metrelik dev bir robot. Karşıma ilk çıktığında çok tedirgin oldum.
  • Tamiratı yapmak için elimdeki kumandaları kullanıp, görüntüde bana gösterilen yerlere dokundum. Bir robotun tüm parçalarını bütün detaylarıyla tam karşımda görebilmek çok etkileyici bir deneyim oldu. Tamirat yaparken, parçaların ağırlığını elimdeki kumandalar sayesinde hissedebiliyordum. Bu sırada tamir odasının zemini dökülmeye başladı. Sanki düşecekmişim gibi, kendimi zar zor kenara çektiğimi hatırlıyorum…
  • Daha önce hiç bu kadar “gerçek”, “sanal görüntü” izlememiştim. Görüntüler o kadar gerçekçiydi ki, bazı yerlerde tedirginlik hissettim. Bu gözlükle korku filmi izlemek nasıl olur, tahmin bile edemiyorum…
  • HTC demosuna katılan kişiler arasında gözlük kullananlar da vardı. Gözlüklerini çıkarıp denemeleri gerekiyordu. Bana görüntü netliğinde herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını söylediler.
  • Bu teknoloji tutar mı zaman gösterecek. Ama çok heyecan verici olacağı kesin.

Handikaplar

  • Başağrısı, baş dönmesi, mide bulanması gibi yan etkiler hissetmedim, ama uzun süreli kullanımlarda nasıl olur, bundan emin değilim.
  • Kaskın hafif ve kablosuz olması şart. Ayağınız kabloya takılıyor. Bu da çok tehlikeli bir durum. Düşüp kendinizi yaralayabilirsiniz.
  • Harici kulaklık yerine dahili kulaklık olmalı.
  • Evlerimizde bu kaskı oynayabileceğimiz geniş ve boş alan bulmak çok zor.
  • Sanal gerçeklik kaskını kullanırken bedeniniz bir yerde ama zihnininiz bambaşka bir yerde oluyor. Bunun kullanıcılarda farklı psikolojik etkileri olabilir. Bir takım ruhsal rahatsızlıkları tetikleyebilir. Sosyal medyada bir kaza fotoğrafını görmek bile günümüzü etkileyebiliyor, 360 derece sanal görüntü dünyasında bir kaza ortamını görmek nasıl olurdu?
  • Bu kasklar için içerik oluşturmak hala çok zor ve zahmetli bir iş. Donanımın yaygınlaşması için, içeriğin de zenginleşmesi gerekiyor.
  • Bir teknolojinin yaygınlaşması için sosyallik çok önemli, ama sanal gerçeklik kaskları çok bireysel bir deneyim sunuyor, bunu aşabilirler mi? Zaman gösterecek…

Nerelerde kullanılabilir?

  • Bu teknolojinin olumsuz yanlarını bırakırsak, çok ilginç olumlu yanları olabilir.
  • Özellikle iletişim, seyahat, eğitim, sağlık ve oyun sektörlerine çok ciddi yenilikler getireceğini düşünüyorum. Örneğin:

— Öğretmen haritada gezegenleri anlatmak yerine sanal gerçeklik kasklarını kullanarak öğrencilerini bir uzay yolculuğuna çıkarsa, dünyamızı ve gezegenlerimizi gösterse…

— Bir tıp öğrencisi sanal gerçeklik kaskını kullanarak insan vücudunun içerisinde dolaşsa, damarları ve organları tüm detaylarıyla tanısa…

— Dünyanın hiç görmediğiniz bir köşesini bu kasklar sayesinde görme şansımız olsa, veya bungee jumping gibi sıradışı bir deneyimi yaşayabilsek…

— Video konferansı bu gözlüklerle yaptığımızı düşünün, konuştuğumuz kişi sanki karşımızda gibi olsa, hatta ona dokunabilsek…

— Filmi beyazperde yerine, bir aktörün gözünden izleyebilsek…

— Bir mimar yeni

— Bir futbol maçını oyuncunun üzerindeki kameradan takip etsek, adımlarını ve kalp atışlarını hissetsek… Nasıl olurdu?

— Bundan bir kaç yıl sonra, bir Türk kanalının ana haber bülteninde şu soruyla karşılaşırsanız hiç şaşırmayın: “Hocam sanal gerçeklik kaskıyla yapılan hac kabul olur mu?”

Demedi demeyin 🙂

Kaynak

Müge Demirel

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın