#Çeviri: Bilim insanlarının da bizler gibi büyük veri araştırma etiği ile ilgili kafaları karışık

Çeviri: Elif Nilay Nalbant
Orijinal metin/ kaynak: Scientists Are Just as Confused About the Ethics of Big-Data Research as You

Geçen hafta rogue araştırmacıları , 70 bin OkCupid profili isimleri ve cinsel tercihleri ile birlikte yayınladıklarında , insanlar sinirlendi. Facebook araştırmacıları 2014’te News Feeds’teki , yayılma çalışmasında hikayelerin nasıl ortaya çıktığını manipüle ettiler. İnsanlar gerçekten çok sinirlendi. OkCupid datasetini ortadan kaldırmak için , telif hakkı iddiasında bulunmuş; Facebook’un bu çalışmasını yayınlayan gazete kaygıyı ifade etti. Zedelemek etik sınırları belirleme yöntemidir. Biz hatalardan öğreniriz.

Six young people walkining on colored circles.

Şaşırtıcı olarak , büyük data krizlerinin arkasındaki araştırmacılar , hiçbir zaman halkın zedeleneceği tahmin etmediler ve bu bize yeni bir araştırma alanının test edilmemesinin etiğinin nasıl bir şey olduğunu bize göstermiş oldu. Tıbbi araştırmalarının aksine , büyük datayı araştırma ( riskleri ödülleri ) , halkı yarı açık veri tabanları , son zamanlarda netleşmeye başladı.

Bu riskleri gözetmeyle sorumlu olan yamalar yavaşça 21. Yüzyıla girdi. ABD’nin Common Rule ‘nun altında , federal olarak finanse edilen araştırma , etik olarak gözden geçirilmiş. Bir tane birleşmiş sistem yerine , her üniversite kurumsal inceleme komisyonu (tetkik kuruluna) veya IRB ‘a sahiptir. Bir çok IRB üyeleri , üniversitelerde araştırmacıdır. Çoğunlukla tıbbi alanlarda araştırmacıdırlar. Ancak çok azı ahlak bilimcisidir.

Hatta çok azı , yeni araştırmaların katılımcılarını korumak için gerekli olan , bilgisayar bilimine veya güvenlik uzmanlığına sahiptirler. Kelsey Finch (Future of Privacy Forum ) ‘a göre ; ‘’Komisyonda kimin olacağına dair, hangi üniversite olacağın dair ve onların o gün ne hissettiklerine dair’’ IRB çok farklı kararlarda bulunabilir.

ABD ‘de bu IRB’lerden yüzlerce bulunur ve hepsi dijital çağdaki etik araştırmalarını kendi başlarına yakalarlar.

TIBBİ KÖKEN

The Common Rule da IRB sistemi de zedelenmeden doğmuştur. 1970lerde halk sonunda , ABD’nin on yıllar süren Tuskegee deneyini öğrenmiştir.

Deneyde Afrikan-Amerikan frengi hastası çiftçiler , hastalığın sürecini gözlemlemek ve üzerinde deneyler yapabilmek için , tedavi edilmeden bırakılmışlardı. Mücadele , ABD sağlık ve insan servislerinde yapılan , insanla ilgili deneylerle ilgili yeni düzenlemeler getirilmesini sağladı. Daha sonra bunlar bütün federal ajanslara yayıldı. Şimdi federal olarak finanse edilen her kurum , insanları içeren araştırmaları gözlemlemek için bir IRB kurmak zorundadır. Bu yeni bir grip aşısı da Türkiye’deki kilim satıcılarının etnografisi de olabilir.

IRB ile ilgili kitabı olan ve George Mason Üniversitesinde tarihçi olan Zachary Schrag’a göre , ‘’ deneysel çalışmalar yapan sağlık acentalarının dışında bu yapı çok fazla gelişti. Ancak bütün insan araştırmaları , tıbbi değildir ve çoğu sosyal bilimci bu sürece , kendi araştırmalarına uyumsuz görür. Bazı IRB gereklilikleri , sosyal bilimlere uygulandıkları zaman , gülünç ve saçma görünebilir. Bilgili istek beyanı çoğu zaman ‘’ Katılmanın diğer bir alternatifi şudur… ifadesini hastaların olası korkularını hafifletmek için kullanırlar. Ama eğer siz , test olma alışkanlıkları üzerine bir anket doldurmak için gönüllüler arıyorsanız , o zaman bu ifadeyi tamamlamanın tek yolu , katılmamaktır.

Sosyal bilimciler , IRB’nin şuanki durumu için ağlıyorlar. The American Association Of University Profosörleri , IRB’deki sosyal bilimcilerin sayılarını artırma ya da sadece sosyal bilim araştırmaları yapan ayrı bir komite kurmayı tavsiye ediyorlar. 2013’te IRB bu araştırmacıların çalışma risklerini minimize etmek , IRB olayı gerektiriyor mu yoksa gerektirmiyor mu ? Buna kendileri cevap vermek zorunda kaldılar.

YENİ RİSKLER

Bu demek değildir ki sosyal bilim araştırmaları risk taşımaz. Yeni teknoloji ile birlikte , pek çalışmayan sistem daha da az çalışmaya başlamıştır.

Elizabeth Buchanan , bu internet tabanlı araştırmaları etik sorular doğuran üçüncü bir aşama olarak görüyor. İlk aşama 90lardaki internet tabanlı anketler ile ikincisi de sosyal medya hesaplarından

gelen data ile başladı. Şimdi ise araştırmacılar , bir datayı örneğin , yıllar öncesine dayanan bir twitter datasını alıp , onu başka bir halka açık data ile karıştırabiliyorlar. ‘’ Bu karışmada etiğin ve mahremiyetin gerilimini görebiliriz.’’ diyor.

Buchanan , sokak satılan uyuşturucunun veya ilac ile ilgili sosyal medyada bulunan yorumlar ile halka açık suç bilgilerini , harmanlamıştır. Bazı twitler silinmiş ya da gizli hesaba alınmış olsa da teknik olarak , bir noktada bütün bu bilgiler halka açıktı. Ama bu bilgileri kombine etmek , rutin bir araştırma ile suçun arkasındaki kişiyi tanımlayabileceğin anlamına geliyor. IRB sonunda projeyi onayladı. Bu gibi durumlarda , Buchanan demiştir ki ‘’ilk başta riskleri minimize edeceğine , araştırmanın sosyal değerine önem vermelisin.’’

Akademinin haricinde Microsoft gibi şirketler , kendi etik değerlendirmelerini yapmak için , komisyon kurmuşlardır. Federal olarak finanse edilmeyen araştırmaların etik değerlerini gözden geçirmek için ,Aralıkta, bir organizasyon(IRB ‘nin Ötesinde) kurulmuştur. Sonuç olarak , Facebook , OkCupid , Snapchat , Netflix gibi modern teknoloji şirketleri , 20. Yüzyıl sosyal bilimcilerin hayalini kurduğu o inanılmaz dataya sahip olmuşlar.

Şirketler her zaman bizler üzerinde bir deney , test yapıyorlar. Ancak şirketler doktora programlarından daha fazla data bilimcisi işe aldıkça , akademisyenler , bu datayı halkın bilgisine katkıda bulunma fırsatı olarak görüyor. Belki de güncel etik rehberler , bu iş birliğini destekler ya da bir süreliğine daha bu bir kargaşa olmaya devam eder.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

  • Genelde iyi bir tercüme denilebilir. Ancak noktalama işaretleri bazen yanlış bazen gereksiz yere kullanılmış. Anlatım güçlükleri var. Yaptığın her paragraf çevirisini bitirdikten sonra tekrar okursan ne emek istediğimi anlayacaksın. Ayrıca bir yerde “sağlık acentaları” ifadesini kullanmışsın. Şöyle bir düşünürsen bizim bunu yerine “sağlık kurumları” ya da “sağlık kuruluşları” ifadesini kullandığımızı göreceksin. Çeviride biraz daha dikkatli ve araştırmacı olursan, çok kısa sürede profesyonel bir çevirmen olusun. Yine de eline sağlık..