#Çeviri: Sosyal Haber Toplamanın Yan Hasarları

Çeviri: Mehmet Barış Süllü
Orijinal metin/ kaynak: The collateral damage of social newsgathering

 

Flaş haber zamanlarında şüpheliyi isimlendirme yarışında gazeteciler yanlışlıkla masum insanları suçlamakta.

1-ZDa_FXZmBKbHor2NTz_Dkg

Kamuya açık

Bu makale ilk olarak First Draft News’ta yayımlandı.

Haber toplama, doğrulama ve görgü tanığı medyası hakkında daha fazla okuma ve kaynağı FirstDraftNews.com’da bulabilirsiniz.

Flaş haberlerde çalışmak için zor bir zaman. Dijital platformlara ve sosyal medya haberciliğine kayan odaklanma, flaş haber olayları sırasında medya kuruluşları bilgi aktarımında mümkün olduğunca hızlı olmaya zorlandı. Flaş haberlerde birinci olma isteğinin yanı sıra, doğruluk konusunda da eşit miktarda güçlü bir istek olmalı, özellikle hayatlar ve itibarlar risk altındayken.

 

Bizim temel gazetecilere özgü sezgimizin yürek burkan vakalara ilişkin şüphelilerin isimlerini yayımlarken ihtiyatı elden bırakmamızı söylemesi gerekir, özellikle bilgiyi kanıtlamak için yeterince kaynak olmadığı ya da olaya karıştıklarına dair yeterli miktarda soruşturma yapılmadığı zamanlarda.

Peki, neden medya raporlarında masum insanlar isimlerinin hatalı bir şekilde kullanımı gerçekleşmeye devam ediyor?

Kullanıcılar tarafından 4Chan mesaj alanında Oregon’s Umpqua Bölge Üniversitesi’nde Ekim 2015’te çok sayıda insana ateş etmekle suçlanan “Yumurta adam” Toby Reynolds vakasını ele alın. Storyful gazetecileri Joe Galvin ve Derek Bowler bu iddiayı inceledi ve sonunda Reynolds’la doğrudan konuşmayı başardıklarında, Reynolds’ın aslında olay sırasında Seattle’da olduğunu, ateş edilen yerde olmadığını doğruladılar. Ancak bu arada bazı medya kuruluşları bu dedikoduyu, görünen o ki hiçbir bağımsız inceleme yapmadan gerçekmiş gibi yayımladılar.

Daha eski bir vakada, Brown Üniversitesi’nde bir öğrenci, Sunil Tripathi, hatalı bir şekilde Nisan 2013 Boston bombalamasının şüphelilerinden biri olmakla suçlanmıştı. Reddit kullanıcıları ve birçok muhabir, sosyal medyada, 1 aydır ortada görünmeyen 22 yaşındaki Tripathi’nin masumiyetine dair bir spekülasyon çıkarmıştı, bazı olaylarda haberciler Tripathi’nin isminin Boston polisinin tarayıcılarında geçtiğini duyduğunu söyledi.

Tripathi’nin cesedi daha sonra, 23 Nisan 2013’te, Rhode Island’da Providence nehrinde bulundu. Cesedinin bir süredir nehirde olduğu rapor edilen Tripathi’nin kendi hayatına kıydığına inanılıyordu. Her ne kadar Tripathi’nin suçlamalar sırasında hayatta olup olmadığı bilinmese de, bir dedikoduyu kabul edip, gerçekmiş gibi paylaşan habercilerin düşük etiklerine dair bir örnek olan bu olay ailesi üzerinde yıkıcı bir etki yarattı.

Tripathi’nin kardeşi Sangeeta Philadelphia Inquirer’la yaptığı bir röportajda “Bunların hepsi sadece gürültüydü, kendini tekrarladıkça yükselen bir gürültü.” dedi. “Pijamalarıyla oturmuş birinin, medyayı, belli bir miktar hızlı – kontrol yapması gereken geleneksel medyayı da alıp bir zincir başlatabilmesi gerçekten çok aptalca.”

 

Storyful yakın zamanda, İskenderiye Üniversitesi’nden bir profesörün EgyptAir MS181 Uçuşunun korsanı olmakla suçlanarak yanlış tanılanması olayı üzerinde çalıştı. Uçak, kaçırıldığında ve zorla Kıbrıs’taki Larnaca Uluslararası Havaalanı’na inmeye zorlandığında İskenderiye’deki Burj al-Arab havaalanından Kahire’ye gitmekteydi.

Mısır’ın devlet haber ajansı, MENA’dan gelen ilk raporlarda korsan ilk olarak Dr. Ibrahim Samaha olarak duyuruldu. MENA’ya atıfta bulunan haberlerde Samaha 20’li yaşlarının sonlarında bir adam olarak tanımlandı.

1-wpLcLRSFoC8h09TKHiznUg

Haber organlarının Ibrahim Samaha’yı EgyptAir korsanı olarak adlandırdığı ekran görüntüleri

Storyful’da, gerçekten doğru kişiyi adlandıracağımızdan emin olmak için bu bilgiye dair kendi araştırmamızı yaptık ve basın odamızın müşterilerini yanlış bilgilendirmekten kaçınmış olduk. Araştırmanın ilk birkaç dakikasında, etrafta çevrimiçi olarak paylaşılan iletilerden derlenen bilgilerde bir miktar çelişki olduğunu bulduk.

1-5PXJQgfHqIT_DHRgfO_EWw

Korsanı gösterdiği anlaşılan görseller çevrimiçi olarak yayılıyordu.

Belli ki orijinal fotoğrafın kendisi olmasa da uçağın korsanı olarak yaygın bir şekilde paylaşılıyordu ve 20’lerinin sonlarında bir adama ait gibi görünmüyordu. Ters Google görsel aramamızın sonucu çıkmayınca, daha derin bir araştırma yapmamız gerektiğini gördük.

İlerleyen araştırmalar, İskenderiye Üniversitesi’nin websitesi’nde Dr. Samaha’ya ait, kendisinin fotoğrafının da bulunduğu bir sayfayı ortaya çıkardı.

1-yU47oVypX1GhVM9Fu5p3gA

Ibrahim Samaha’nın İskenderiye Üniversitesi wesitesine konmuş bir fotoğrafı

Bu, üniversite bağlantısı olarak da listelenen, Ibrahim Samaha’ya ismi altında bir Facebook sayfasıyla da uyuştu.

1-M5YBDxviF-Z61Ecc6PQ5dA

Bu bilgiler ışığında, uçaktan dolaşan fotoğraf Samaha’nın bulduğumuz fotoğraflarıyla çarpıcı bir benzerlik taşımıyordu. Korsan’ın yaşına dair haberler de bulduğumuz hiçbir içeriğe uygun değildi.

Kısa süre sonra, BBC, yolculardan biri olduğunu ancak korsan olmadığını doğrulayan Samaha’yla temas kurdu. Korsan, daha sonra Mısır yetkilelerince 59 yaşındaki Seif el Din Mustafa olarak doğrulandı.

Samaha, uçaktan salındığın kısa birkaç röportaj verdi. ONtv’nin çekimlerinde Samaha, yanlış anlamanın oturma planından dolayı kabin görevlilerinden doğduğunu düşündüğünü söyledi. Samaha ayrıca eşinin uçaktayken onu aradığını ve ağlamadan hemen önce korsan olup olmadığını sorduğunu söyledi. Daha sonraki haberlerde Samaha’nın eşi Nahla’nın “sinirsel şok ve ruhsal acı”dan ötürü basınla konuşmak istemediği belirtildi.

Haber kuruluşlarının temel rolü bilgileri doğru bir şekilde halka aktarmak olduğundan, masum insanların şüpheli olarak kamuya duyurulmasının örneklerinin görülmemesi gerekir, özellikle kolaylıkla keşfedilebilecek, birden fazla kırmızı bayrak üretebilen kanıt varken. Dahası, sosyal medyada gördüğümüz her şeyi göründüğü gibi alırsak, bunları gerçek olarak almak yanlış bir şekilde suçlanan kişiler (ve suçlayanlar için de utanç verici) için felaket olabilir. Reuters’ın el kitabında yazdığı gibi: “Sırf kaynağını göstermeniz, kaynağınızın söylediği şeye dair sorumluluktan azade olduğunuz anlamına gelmez.”

Ve Reynolds, Tripathi ve benzerleri gösteriyor ki çevrimiçi platformlardaki kitle kaynaklardan gelen hiçbir şey profesyonel gazeteciler tarafından doğrulanmadan haber geçilmemeli.

Yanlış anlandırılan kişilerin işleri ve aileleri üzerinde travma yaratmak, bu yarışta birinci olmak için değer mi?

Rachael Kennedy Storyful’da bir uzman gazeteci. Storyful’dan Razan Ibraheem de bu ileti için çevirilere katkı sağladı. Storyful, görgü tanıklığı medyasını ele almada ipuçları ve eğitimler paylaşan uzmanların bir koalisyonu olan First Draft üyesidir.

 

Haber toplama, doğrulama, etik ve daha fazlası hakkında daha fazla okuma ve kaynak için First Draft’ı Twitter’dan takip edin.

Yorum Yap

Bir Cevap Yazın