SosyalKafa

#Çeviri Algoritmalar Çağında Dijital Diplomasi

Çeviri: Fatih Gürgan
Orijinal metin/ kaynak: Digital Diplomacy in the Age of Algorithms

Algoritmalar Çağında Dijital Diplomasi

Geçen hafta, Tel Aviv’deki Dijital Diplomasi Konferansı’nda ortaya çıkan son sorunlarla başa çıkmakla ilgili paylaşım serisinin ilkini yayınladım. Geçen hafta yerli nüfusları hedef alan dijital diplomasi hakkında blog yazmıştım, bu haftanın paylaşımı algoritmalar çağında konferans diplomasisinde uyandırılan başka bir sorunla başa çıkacak.

Algoritmalar Çağı

Websiteleri ilk defa tanıtıldığında, algoritmalar online içeriğin kişiselleştirilmesinde algoritmalar nihai araç olarak görüldü. Algoritmalar online hayatımızı kolaylaştırarak offline dünyada zaman kazanmamız anlamına geliyordu. Kitapçıda gezerek uyuma arkadaşı aramaktansa Amazon kişisel tercihlerimiz ve okuma geçmişimiz doğrultusunda bir kitap tavsiye edecekti.

Böylece algoritmalar Savile Row terzilerinin özetin özeti olacaktı. Bu günlerde ziyaret ettiğimiz websitelerinin çoğu(bu dijital terziler dahil) Facebook gibi sosyal ağlar, Google gibi arama motorları veya Bing ve Yahoo/Haberler, the New York Times gibi haber siteleri.

Henüz algoritmik devrimden birkaç yıl sonra algoritmaların aynı zamanda çok sayıda dezavantajları olduğu anlaşıldı. En önemlisi filtreleme tabiatıydı. Giderek kısaltılmış online tecrübe önerme gayreti, algoritmaların dünyayı keşfetmemizi kısıtlayan filtrelere dönüşmesine neden oldu. Her neyse, algoritmanın bize uygun bulmadıkları bize gösterilmedi. Ve bu filtreleme biz online kıyafet alışverişi yaparken gördüklerimize kadar uzanır. Haber siteleri ve sosyal ağlar da bilgiyi filtreler, dünya görüşümüzü kalıplaştırır ve dünyadaki olayları anlayışımızı şekillendirir.

Böylece algoritmik baloncukların çağında yaşıyoruz.

Diplomasi & Algoritmalar

Diplomatlar ve dijital diplomasiyi deneyen dışişleri bakanlıkları için algoritmalar giderek daha önemli oldu. Örnek olarak dışişleri bakanlıklarının dış politikalarını anlatmak için sosyal medyayı kullanmaları ve ulusal selfielerini yönetmeleri , algoritmik baloncuklarla hedef kitlelerinin bir kesitine ulaşabilecek olmalarındandır. Bir dışişleri bakanlığının Facebook profilini beğenmeyen biri veya dış politika ile ilgilenmeyen biri hiçbir zaman dışişleri bakanlıklarının sosyal medya içeriklerini keşfedemeyecek.

Dahası, algoritmik filtreler insanların başka milletleri nasıl gördüğünü veya politikaları hakkında ne bileceklerini de şekillendirir. Aşağıdaki video gösteriyor ki, Google sonuçları gösterirken kişinin konumu dahil geniş bir dizi etkeni baz alıyor. Böylece Böylece bir Amerikan ve İsrailli, Mısır hakkındaki haberleri arattığında tamamen farklı içeriklere ulaşacak. Birisi Arap Baharı ve Mısırlıların demokrasi özlemi hakkında bilgiler öğrenirken başka birisi Sinai Çölü’ndeki oteller hakkında bilgiler öğrenebilir. Bu, dışişleri bakanlıklarının ulusal politikalarını açıklama teşebbüslerinden önce hangi bilgilerin algoritmalar tarafından filtrelendiğini öğrenmeleri gerektiğini gösteriyor. Dışişleri Bakanlıklarının sosyal medyaya göçleri aynı zamanda birçok biliminsanını ve diplomatı bakanlıkların toplumla online diyaloğunda SNS’yi kullanmalarını savunmalarını sağladı. Dışişleri Bakanlıklarının online Q&A oturumlarında deneme yaptıkları zamanlarda. Henüz böyle fırsatlara davetler ve bu diyaloğu keşfetmek tekrar algoritmalar tarafından filtrelenebilir. Böylece, politikalarını açıklamak isteyen veya yabancı nüfuslarla ilişki kurmak isteyen dışişleri bakanlıkları aslında algoritmalar tarafından engellenmiş olabilir.

En önemlisi, algoritmalar ayrıca dışişleri bakanlıklarının, farklı online kesimlerdense belirli ilgileri olan belirli kitlelerle konuşmasını sağlar. Bu kadar limitli bir etkileşim dışişleri bakanlıklarının sosyal medyanın diyalojik potansiyelini anlamalarını önleyebilir. Aynı şekilde, algoritmalar, dışişleri bakanlıklarının sosyal medyada farklı kesimleri dinlemesini ve onların ihtiyaçlarını, görüşlerini ve fikirlerini daha iyi anlamasını engelleyebilir. Eğer insanların dron kullanımı hakkındaki fikirleri bir baloncuğun içindeyse devlet birimleri insanların görüşünü en iyi şekilde nasıl anlayabilir?

Dijital Diplomasi – Algoritmik Baloncukları Patlatmak

Dünya görüşlerimizdeki ve bilgiyi keşfetmemizdeki algoritmaların derin etkisi, dışişleri bakanlıklarının algoritmaları daha iyi anlamasını ve algoritmik baloncukları patlamasını önemli hale getirmiş olabilir. Bu hem dış işleri bakanlıkları hem de elçilikler için doğru.

Önceden, bakanlıklar, Twitter takipçilerinden retweet yapmalarını isteyerek baloncukları patlatmayı denediler. (Nepal depreminde olduğu gibi) Diğer dışişleri bakanlıkları takipçilerinden askeri çatışma zamanlarında Facebook içeriğini paylaşmalarını ister. Ancak bu teknikler limitli bir başarı verebilir ve sadece akut krizlerinde kullanılabilir. Dışişleri Bakanlıklarının asıl ihtiyacı olan günlük işlerde baloncukları patlatabilmek.

adsız

Algoritmik baloncuklar aynı zamanda elçilikleri de etkiler. Örneğin, elçilikler, haber sitelerinde bölgesel olarak ülkeleri hakkında nasıl hikayeler paylaşıldığını bilmelidirler. Google Haberler Amerikan kullanıcılara İsveç hakkında ne anlatıyor? Amerikanlar Yahoo Haberlere girdiğinde İsveç hakkında ne öğreniyor?-Göçlere karşı açık politika mı uyguluyor veya kraliyet ailesinin geleceği nedir?- Dahası elçilikler, toplumsal diplomasiyi denemek yerine farklı online kesimlere ulaşmalı. Bu kesimler her biri kendi kişiselleştirilmiş baloncuğunda bulunan öğrencileri, politika üreticileri ve bölgesel sivil toplum gruplarını kapsayabilir.

Diplomatların ve elçiliklerin aslında yapmak istediği interneti ve sosyal medyayı “kişiliksizleştirmek” olabilir.

Sonuçlar

Özet olarak dış işleri bakanlıkları ve elçilikler, online aktivitelerinin etkisini arttırmaktansa yeni bir dijital yeteneğe, baloncukları patlatmaya ve algoritmaların nasıl işlediğine dair daha derin bir anlayışa gereksinim duyuyor. Bu durum yeni yazılımın kullanılmasını gerektireceği için yeni dijital diplomatların(bilgisayar uzmanları gibi) işe alınmasını ve sosyal medya yöneticileri için ek çalışmalar olmasını gerektirebilir.

Algoritmik balouncukları patlatmalılar aynı zamanda dışişleri bakanlığının dijital dünyaya katılımı gibi dijital diplomasi yeteneği de genişlemeye devam edecek.

Benzer şekilde dijital diplomasi araştırmaları, algoritmalar çağında dijital diplomasi anlayışı konusunda genişlemeli ve derinleşmeli.

Gelecek hafta baloncuk patlatmanın başka bir şekliyle başa çıkacağım. (Dışişleri Bakanlığının sosyal medyadaki halk katılımı) O zamana kadar, beni Twitter’da bulun.

Ceren Ataş

Yorum ekle

Bir Cevap Yazın