
Üretken yapay zeka (Gen AI) araçlarının yaygınlaşması, dijital kültürün üretim pratiklerini kökünden dönüştürürken, dezenformasyon ve medya manipülasyonu ekosistemlerinde de daha önce karşılaşmadığımız yeni kapılar aralıyor. Özellikle bilgi ekosistemlerindeki manipülasyon taktikleri ve radikalleşme ağları üzerine yapılan araştırmalar, teknolojinin hızla herkesin erişimine açılmasının karanlık bir yüzü olduğunu sürekli hatırlatıyor. Geçtiğimiz günlerde Wired dergisinde yayımlanan “Gen AI Tools Are Now Being Used to Push ‘Slop Jihad'” başlıklı makale, tam da bu durumun en güncel örneklerinden birini gözler önüne serdi. Yeni nesil aşırılıkçı gruplar, kitlelere ulaşmak için yapay zeka ile üretilmiş düşük kaliteli ama algoritmalarla dost içeriklere yöneliyor.
Slop Jihad Nedir?
Bu yeni yönelimin kavramsal çerçevesini, Stratejik Diyalog Enstitüsü’nün (ISD) hazırladığı kapsamlı “Generation ‘Slop Jihad:’ The decentralized ‘media jihad’ gets sloppy” başlıklı rapor sunuyor. Rapor, “Slop Jihad” kavramını; aşırılıkçı grupların ve destekçilerinin, kısmen veya tamamen yapay zeka kullanarak ürettikleri “çöp/düşük kaliteli” (slop) dijital içeriklerle yürüttükleri merkeziyetsiz bir mem (meme) savaşı olarak tanımlıyor.
Dijital kültür ve politik ekonomi perspektifinden bakıldığında, bu durum sadece teknolojik bir araç değişimi değil, antropolojik bir estetik dönüşüme işaret ediyor. 2010’ların ortalarında dolaşıma sokulan yüksek prodüksiyonlu, sinematik propaganda videoları yavaş yavaş terk ediliyor. Bunun yerini Z kuşağının internet kültürüne özgü formatlar alıyor: Futbol “fan-cam” (hayran kurgusu) editleri, popüler dans şablonları veya anime benzeri filtreler, aşırılıkçı figürleri ana akım birer “pop kültür” objesi gibi sunmak için uyarlanıyor. Propaganda artık otoriter bir şekilde yukarıdan aşağıya inmiyor; çevrimiçi katılımcı kültürün (participatory culture) bir parçası olarak tabandan, oyunlaştırılarak (gamification) üretiliyor.
TikTok, Algoritmalar ve “Zararsız” Görünen Şiddet
Bu yeni manipülasyon biçiminin ana taşıyıcısı ise TikTok’un kısa video formatı ve aşırı kişiselleştirilmiş “Sizin İçin” (For You Page) algoritması. Dikkat ekonomisi üzerine kurulu bu algoritmik mimari, yapay zeka ile seri üretilen (AI slop) içeriklerin platformların denetim mekanizmalarını kolayca aşmasını sağlıyor. Kullanıcılar bir kez bu tarz bir içeriğe maruz kaldığında, algoritma benzerlerini hızla ana akışa sürmeye başlıyor.
Durumun absürtlüğü, şiddetin nasıl ambalajlandığında gizli. Küresel Terörizm ve Aşırılık Araştırmaları Ağı’nın (GNET) yayımladığı bir başka çarpıcı araştırmaya göre, şiddet içerikli “meyve-sebze” yapay zeka animasyonları bile bu ağlar tarafından kullanılıyor. Havuç ve patateslerin birbirine şiddet uyguladığı bu tuhaf yapay zeka videoları, aslında gerçek hayattaki infaz ve cinayet videolarının birebir estetik kopyalarını barındırıyor. Şiddet, “zararsız ve komik bir internet içeriği” kisvesi altında sansürü deliyor ve algı dünyasında normalleştiriliyor.
Algoritmik Geleceklerde Memetik Savaş
Büyük Dil Modellerinin (LLM) geliştirilmesi ve ulusal/küresel veri güvenliği bağlamında “Sovereign AI” (Egemen Yapay Zeka) vizyonlarıyla teknolojik otonomi tartışılırken, üretken yapay zekanın her türlü güvenlik kısıtlamasından arındırılarak (jailbreak) kullanılması platform yönetişimindeki en büyük krizlerden birini tetikliyor. Bu içerikler sadece belirli bir kitleyi radikalleştirmekle kalmıyor; rakipleri ve farklı toplulukları hedef alan alaycı trolleme kampanyalarıyla da dezenformasyon ekosistemini besliyor.
Önümüzdeki dönemde yeni medya alanının ve iletişim profesyonellerinin en büyük sınavı, sadece “yalan haberleri” (fake news) çürütmek olmayacak. Asıl meydan okuma, yapay zeka ile üretilmiş, alt-kültürel internet esprilerine bulanmış ve tamamen algoritmaları manipüle etmek üzerine kurgulanmış bu “Slop” içerik bombardımanıyla mücadele etmek olacak.



