SosyalKafa

Cyberpunk nedir?

Cyberpunk, post-modern bilimkurgunun “yüksek teknoloji ve düşük yaşam standardı” odaklı alt türüdür. Kurgularında karanlık ve tümüyle mekanik, yakın gelecek bir dünyanın tasvirini işler. Sözcüğün kendisi, cybernetics(sibernetik) ve punk sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır ve bilimin aşırı gelişmesiyle, toplumsal düzendeki köklü değişiklikleri vurgular.

Isaac Asimov ve Frank Herbert gibi öncü bilimkurgu yazarlarının eserlerinde hikayeler, olmakta olanın tesirinden tümüyle kurtulmuş uzak dünyalar ve zamansıllaklarda geçerken, cyberpunk türünün kendine has karakteristiği tam da önünü alamadığımız teknolojik gelişmelerle birlikte, bizim de sürekli değişip dönüşen, makinelerle, aygıtlarla, ağlarla ve verilerle iç içe geçen hayatımızı konu almasında yatar. Dolayısıyla mevcut gerçeklikten kopmamakla beraber onu, bir adım öteye taşıyarak bizleri gerçek ile sanal, yapay ile doğal ve insanla robot arasında çizilen keskin sınırların giderek muğlaklaştığı, birbirine karıştığı yarınlara götürür.

Etimolojik olarak siber sözcüğü, Yunanca bir sözcük olan ve pilot anlamına gelen kubernetes’den türemiştir. Latinceye  gubernetes olarak geçen sözcük bir şeyin hareketlerini kontrol etmek anlamındadır. 1948 yılında Norbert Wiener isimli bir iletişim teorisyeninin ortaya attığı “sibernetik” kelimesi, hayvan ve makine arasındaki bütünleşmeyi inceleyen bir bilim dalına işaret etmektedir. CyberPunk’ın ön eki olan siber, bir tür sibernetik makine türüne eş değerdir; mekanik ya da sibernetik makine tarafından üretilen herhangi bir şeyi kapsayabilir. Sibernetik aynı zamanda insan hareketlerini taklit eden makine anlamında da kullanılmaktadır.

Punk ise 1970’li ve 80’li yılların başında dünyayı terörize eden anarşik, yoğun ve hızlı gençlik hareketleridir. Sözcük kokuşmuş(rotten) ya da junk(çöp) anlamına gelmektedir. Punk, bir karşı kültür veya sokak düzeyinde anarşi olarak ifade edilebilir; bununla beraber, bu kültürü benimseyen kişi bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı herşeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. Punk’a göre herşey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, ve gündelik yaşamda sınırların belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi ya da düzensizleştirilmesi punk yaşam biçiminin mücadele taktikleridir. Cyberpunk bu bağlamda mega şirketlerin ve gelişmiş bilgisayar teknolojilerinin domine ettiği, etik belirsizliğin hakim olduğu, biyomekanik kontrol sistemlerinin sıradan insanları pençesine düşürdüğü, hayatta kalmanın acımasızlık, cesaret ve marjinallik gerektirdiği baskı toplumlarında teknoloji ve bireyselliğin harmanlandığı bir tür karşı hareketi vurgular.

Kavramın ve türün kökeni, 1980 senesinde Bruce Bethke’nin genç, teknolojik becerileri olan, etik tanımların ötesinde hareket eden vandal ve suça meyilli bir grup bilgisayar korsanını konu aldığı, CyberPunk adındaki hikayesinin yayınlanmasına dayanır. Bu ismi bencil, piyasa odaklı motivasyonlarla bulduğunu söylemekle beraber yine de Bethke, kelimenin bir kavram olmaktan öte kültür olarak kemikleşmesini, dahası dinamik bir karakter kazanmasını William Gibson’ın “Neuromancer” romanına bağlayarak kendini tüm bir külliyatın babası olarak göstermekten kaçınır(Gibson’ın Sprawl üçlemesinin incelemelerine ve bilimkurgu dünyası için önemine ileride başka bir yazıda değineceğim). Kısaca, kendi kullanımında yalnızca belirli bir karakter tipolojisine karşılık gelen kavram, bu üçlemeyle beraber artık bir alt-kültür formunu almıştır.

Cyberpunk kelimesinin yaygınlaşmasıysa, yukarıda bahsettiğimiz öncü bilimkurgu yazarı Asimov’un adını taşıyan, “Isaac Asimov’s ScienceFiction Magazine” editörü, antolojist Gardner Dozois’in 30 Aralık 1984’te “Washington Post” gazetesinde yayınlanan “ScienceFiction in the Eighties”  adlı makalesinde, William Gibson, Bruce Sterling, Levvis Shiner, Pat Cadigan ve Greg Bear’dan oluşan bir grup bilimkurgu yazarını Cyberpunklar olarak tanıtmasıyla gerçekleşmiştir.

Giderek gerçekliğin kendisi haline dönen, yalnızca edebiyat alanında değil, birçok filmde de ana tema olmanın yanısıra, ara sıra baharat niyetine de kullanılan türün öğelerini, bugün alt-kültür ortamından popüler ana-akım medya ürünlerinin içine sıçrarken görüyoruz. Eski yeraltı kemik kitlesinin içerisindeyken verdiği tadı hâlâ verip veremediğiyse türün takipçileri için tartışmalı bir konu.

Tüm bu anlatıyı gözünüzde daha iyi canlandırabilmeniz adına, aslı olan manga serisinden sinemaya uyarlanan “Ghost In The Shell” filminin fragmanını, hem Cyberpunk türünün temalarının tanınması, hem de popüler kültür öğeleri içerisinde kendine nasıl yer bulduğunun iyi bir örneği olabileceğini düşündüğümden buraya bırakıyorum:

Kaynaklar:

https://cyberpunk0101.blogspot.co.uk/p/makale.html

https://mekabilimkurgu.blogspot.co.uk

https://www.howtogeek.com/trivia/who-coined-the-term-cyberpunk/

 

Ali Mert Gürbüz