İnsanlar, geleceği tahmin etme konusunda genellikle kendilerine fazla güveniyorlar. FlowingData’da yer alan More people losing money in prediction markets başlıklı yazı, Washington Post’tan Jeremy B. Merrill ve Leslie Shapiro’nun Polymarket kullanıcı verileri üzerine yaptığı analizleri temel alıyor. Çalışmanın en çarpıcı bulgusu şu: Kullanıcıların çok büyük bir kısmı aslında geleceği pek de iyi tahmin edemiyor.
İlginç bir şekilde, tahmin piyasalarındaki kayıp oranları, geleneksel spor bahislerindeki kayıp oranlarıyla neredeyse aynı. Araştırmacı Pat Akey ve meslektaşlarının 2026 yılında yayımladığı geniş çaplı araştırmaya göre, Polymarket’teki 2,4 milyon kullanıcının sadece %30’u para kazanabiliyor. Geri kalan büyük çoğunluk ise sürekli kaybediyor.

Kazananlar Kulübü: Tepedeki %1’in Hakimiyeti
Eğer kullanıcıların %70’inden fazlası kaybediyorsa, kim kazanıyor? Akey ve ekibinin araştırması ile diğer analizler (örneğin Wall Street Journal ve Bloomberg), tahmin piyasalarında muazzam bir “kazanç konsantrasyonu” olduğunu gösteriyor.
-
Toplam kârın %84’ü, kullanıcıların sadece %1’lik kesiminin (en üstteki profesyonellerin) eline geçiyor.
-
Tüm kullanıcıların yalnızca %0,05’i (yaklaşık 1.200 kişi) elde edilen kârın yarısından fazlasını tekeline alıyor.
-
Bu “süper kazananlar” genellikle otomatik botlar kullanan, saniyede onlarca işlem yapan, piyasa yapıcı (market-making) stratejiler uygulayan ve derin veri akışlarına sahip profesyonel işlemcilerden oluşuyor.
-
Columbia Üniversitesi’nin Kasım 2025 tarihli bir araştırması, hacmin %25’inin botlar aracılığıyla yapılan ve yapay bir hareketlilik yaratan “wash trading” işlemlerinden kaynaklandığını iddia ediyor.
Yani sıradan bir kullanıcı olarak Polymarket veya Kalshi’ye girdiğinizde, aslında haber akışını saniyeler içinde fiyatlayan yüksek frekanslı işlem robotlarıyla ve profesyonel arbitraj fonlarıyla rekabet ediyorsunuz.
Eğlence mi, Kumar mı, Veri Sinyali mi?
Kayıp oranları bu kadar yüksekken, bu platformlar neden hala milyarlarca dolarlık hacim yaratıyor?
-
Kamuoyu Sinyali (Price Discovery): Zarar eden %70’lik kesim (“noise traders”), aslında bu piyasaların işlemesini sağlıyor. Onların kaybettiği paralar, platformun belirli bir olayın gerçekleşme olasılığını gösteren bir “fiyat” (oran) üretmesini finanse ediyor.
-
Uzun İhtimal Yanılgısı (Long-Shot Bias): Bireysel yatırımcılar, gerçekleşme ihtimali düşük ama getirisi yüksek “sürpriz” sonuçlara (long-shot) gereğinden fazla para yatırmaya eğilimliler. Heyecan verici olan bu bahisler, profesyonellerin en çok kâr ettiği alanlar.
-
Eğlence Değeri: Bazı araştırmacılar, kullanıcıların bu parayı bir spor müsabakası izlerken duydukları heyecanı artırmak veya haber akışına daha “angaje” olmak için, bir nevi sinema bileti alır gibi harcadıklarını (ve kaybetmeyi göze aldıklarını) savunuyor.
Tahmin piyasaları, küresel gelişmeleri gerçek zamanlı fiyatlayan devasa bilgi sistemleri olarak işlev görmeye devam edecek gibi görünüyor. Ancak FlowingData’nın verilerinin de net bir şekilde gösterdiği gibi; sıradan bir kullanıcı için buralar kolay para kazanma yeri değil, istatistiksel olarak çoğu zaman kasanın ve profesyonellerin kazandığı bir “bilgi kumarhanesi”.
İlgili Kaynaklar:



