New York’ta yürürlüğe giren yeni düzenleme, reklamlarda kullanılan yapay zeka üretimi kişilerin açık biçimde etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Karar, sentetik medyanın gündelik yaşamda yarattığı yeni belirsizlikleri yeniden tartışmaya açtı
Sentetik Reklamlara Yeni Kural
Yapay zeka tarafından oluşturulan insan görselleri ve dijital karakterler reklam sektöründe giderek daha görünür hale gelirken, ABD’nin New York eyaleti dikkat çekici bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Buna göre, reklamlarda gerçek oyuncular yerine yapay zeka tarafından üretilmiş kişiler kullanılıyorsa bunun açık biçimde belirtilmesi gerekecek.
ABC News’ün bildirdiğine göre Vali Kathy Hochul tarafından Aralık ayında imzalanan yasa 9 Haziran itibarıyla yürürlüğe girdi. Eyalet yönetimine göre düzenleme, yapay zeka üretimi oyunculara yönelik ülke çapındaki ilk şeffaflık yasalarından biri.
“Sentetik oyuncu” nedir?
Yasa kapsamında “sentetik oyuncu” (synthetic performer), gerçek bir insan izlenimi veren dijital olarak oluşturulmuş medya içeriği olarak tanımlanıyor. Düzenleme yalnızca dijital reklamları değil; televizyon, açık hava, internet ve diğer tüm reklam mecralarını kapsıyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Hochul, “New York’ta kuralları biz belirliyoruz; yapay zekanın gösteriyi yönetmesine izin vermiyoruz” ifadelerini kullandı. Hochul’a göre reklamlarda kullanılacak basit ve açık bir bilgilendirme, hem tüketicilerin korunmasına hem de yaratıcı sektörlerde çalışan insanların haklarının gözetilmesine katkı sağlayacak.
Kurala uymayan reklamverenleri ne bekliyor?
Yeni düzenleme, sentetik oyuncu kullanıldığını yeterince görünür biçimde belirtmeyen reklamverenlere para cezası öngörüyor. İlk ihlalde 1.000 dolar, sonraki ihlallerde ise 5.000 dolara kadar ceza uygulanabilecek.
Bununla birlikte yasa bazı istisnalar da içeriyor. Filmler, televizyon programları, çevrim içi yayın içerikleri, video oyunları ve sentetik karakterlerin eserin tamamında yer aldığı diğer yapımlar için hazırlanan reklamlar düzenleme kapsamı dışında bırakıldı. Ayrıca yalnızca sesli reklamlarda veya yapay zekanın sadece dil çevirisi amacıyla kullanıldığı durumlarda etiket zorunluluğu bulunmuyor.
Reklam sektöründen itiraz, oyuncular sendikasından destek
ABC News’in aktardığına göre, yasa hazırlanırken reklam sektörü temsilcileri düzenlemeye itiraz etmişti. American Association of Advertising Agencies (4As) ve çeşitli reklam kuruluşları, düzenlemenin reklam üretim süreçlerinde belirsizlik yaratacağını, markalar ve ajanslar üzerinde ek yük oluşturacağını ve yaratıcı teknolojilerin gelişimini yavaşlatabileceğini savunmuştu.
Habere göre, New York State Broadcasters Association gibi bazı sektör kuruluşları ise yasa metninde sonradan yapılan değişikliklerle getirilen istisnalardan memnuniyet duyduklarını belirtse de, “sentetik oyuncu” tanımının hâlâ fazla geniş olduğu yönündeki kaygılarını koruduklarını ifade etmişti.
Öte yandan, yasanın en güçlü destekçilerinden biri oyuncular sendikası SAG-AFTRA oldu. Sendika, son dönemde stüdyolar ve yayın platformlarıyla yaptığı sözleşmelerde yapay zeka tarafından oluşturulan dijital oyunculara karşı yeni koruma mekanizmalarının yer aldığını belirtiyor.
ABD’de yapay zeka düzenlemeleri büyüyor
New York’un attığı adım, ABD’de yapay zekaya yönelik düzenleme girişimlerinin parçası olarak görülüyor. Son yıllarda birçok eyalet, deepfake içeriklerin belirli durumlarda yasaklanması, kişisel verilerin kullanımının sınırlandırılması ve şirketlere daha fazla şeffaflık yükümlülüğü getirilmesi gibi düzenlemeleri gündeme aldı veya yürürlüğe koydu.
Ancak yapay zekanın nasıl düzenleneceği konusunda ABD’de görüş birliği bulunmuyor. Nitekim New York’taki yasa imzalandıktan kısa süre sonra Başkan Donald Trump da eyaletlerin yapay zeka alanındaki düzenleme girişimlerini sınırlandırmayı amaçlayan bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı.
Kararnameyi destekleyenler, farklı eyaletlerde ortaya çıkabilecek birbirinden farklı kuralların yapay zeka şirketlerinin büyümesini yavaşlatabileceğini ve ABD’nin küresel yapay zeka yarışında Çin karşısındaki avantajını zayıflatabileceğini savunuyor. Eleştirmenler ise bu yaklaşımın teknoloji şirketlerine daha az denetimle faaliyet gösterme alanı açacağını öne sürüyor.
Gerçek ile sentetik arasındaki sınır
Sentetik medyanın gündelik yaşamın sıradan bir parçası haline geldiği bir dönemde, New York’un yeni düzenlemesi yalnızca reklamcılığa değil, gerçek ile yapay arasındaki sınırların nasıl tanımlanacağına ilişkin daha geniş bir tartışmaya da işaret ediyor.



