SosyalKafa

Sarkozy iyi ki de Erdoğan’ın son dönemine denk gelmedi

Nicolas Sarkozy aslında bir dönemin bitişini temsil eder. Fransız siyasi düzleminde bir kimse Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda “dünyevi işlerden” elini ayağını çekmiş olurdu. Sarkozy de halefi Chirac gibi belediye başkanlığı yapmış bir politikacı. Yükselerek gelinen en son noktada ise, koltuğunun hakkını veremeyen yegane Cumhurbaşkanı olan Sarkozy, haleflerinden negatif olarak ayrılmakta.

Pek çok yolsuzluk iddiasının odağında bulunan Sarkozy, iddialara oranla gayet sakin bir emeklilik hayatı sürmekte. Bazen ifade vermek için davet edilmesi görece olarak küçük bir yaptırım gibi görülüyor.

Erdoğan’ın tek adamlığı döneminde Trump, Orban, Kaczynski, Bolsenaro, Putin gibi liderler sözsüz bir ittifak kurmuş gibilerdi. Sarkozy ise doğası gereği bu denkleme oturması gereken erken doğum gibi bir politikacı.

Paris’te bir kreşin rehin alınması hadisesinde, çocukları kucağında çıkartarak basının fotoğraf alması için bir mizansen yapan İçişleri Bakan’ı Sarkozy idi. Cumhurbaşkanı Chirac’ın İçişişleri bakanı olan Sarkozy bir televizyon yıldızı gibi davranmaya meraklı bir politikacıydı.

Trump gibi bir showman ile mükemmel bir doku uyumuna sahip olacağını varsaydığımız Sarkozy, görev süresinin bitimine yakın gelen bir tarihte, o zamanın Başbakan’ı Erdoğan ile bir anlaşmaya varmak üzereydi. 2012 yılındaki görev değişiminden önce Sarkozy Erdoğan’a uçak satıp (Airbus), karşılığında da Türkiye’yi “güvenli ülke” olarak tanımak istiyordu. “Güvenli ülke” olarak kabul edilen bir ülkeden kaçanlar siyasi sığınmacı statüsüne sahip olamazlar. Sarkozy hem kendince göçü azaltmak hem de uçak satmak istemiş olabilir. Erdoğan ise bu “kazanımı” iç kamuoyuna pazarlamak için avuçlarını ovuşturmuş olabilir ama bu pazarlık Fransız yargısına takılmıştı.

Sarkozy ve Erdoğan iyi anlaşan bir ikili olarak anılmamışlardı. Fakat Erdoğan’ın tek adamlığı, Trump gibi bir politikacının görev süresi ile eğer Sarkozy’nin görev süresi çakışmış olsaydı, bence Sarkozy Erdoğan için iyi bir partner olabilirdi. Güç ve paraya karşı zaafı olduğu adının karıştığı sayısız skandalla neredeyse onaylanmış olan Sarkozy, Trump gibi bir figürün sağlayacağı “güvenli” bir dünya düzeninde Erdoğan ile rahatlıkla iş tutabilirdi.

Bu denklemde, Macron’a da değinmekte fayda var. Macron henüz adayken Polonya’daki otokrat eğilimli hükümeti eleştirmişti. Somut bir tepki sözkonusu olmasa da, Macron referans noktasını “temel insan hakları” koymuş gibi görünmek istiyor. Sarkozy, bir parantez olarak 2007-2012 yılları arasında görev yaptı. Trump dönemine yetişmiş olsaydı belki de trumpizm, sarkozyzm ile birleşmiş olabilirdi.

Sosyal Medya Hesaplarımız

İçeriklerimize e-posta ile abone olabilirsiniz

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 7.461 aboneye katılın

Sosyal Kafa 6. Sezon Tanıtım