SosyalKafa

Wayback Machine tartışmaları büyüyor: ABD’de yüzlerce yerel haber sitesi erişimi sınırlıyor

Yapay zeka şirketlerinin haber içeriklerini eğitim verisi olarak kullanmasına yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazanıyor.

ABD’de yüzlerce yerel haber kuruluşu, internetin en büyük dijital hafıza projelerinden biri olan Internet Archive’ın arşivleme botlarını engellemeye başladı.

Böylece tartışma, haber içeriklerinin ötesine taşarak internetin hafızasının geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.


Yapay zeka şirketlerinin içerik üretim süreçleri ve eğitim verisi toplama pratikleri etrafında şekillenen tartışmalar son dönemde medya sektörünün temel gündemlerinden biri haline geldi. Büyük haber kuruluşları ile yapay zeka şirketleri arasında telif hakları, içerik kullanımı ve veri erişimi ekseninde çeşitli gerilimler yaşanırken, şimdi tartışmanın etki alanı internet arşivlerine kadar uzanmış görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde Serbestiyet’te yayımlanan ve bizim de SosyalKafa’da atıf yaptığımız bir haberde, Wayback Machine’e yönelik erişim kısıtlamalarının ilk işaretleri ele alınmıştı. O dönemde tartışma daha çok büyük medya kuruluşlarının aldığı kararlar etrafında şekilleniyordu. Yeni veriler ise meselenin kapsamının genişlediğine işaret ediyor.

Nieman Lab’in yayımladığı yeni bir analize göre, ABD genelinde 340’tan fazla yerel haber sitesi, internetin en büyük dijital arşiv girişimlerinden biri olan Internet Archive’ın haber içeriklerine erişimini sınırlandırmaya başladı.

Aralarında USA Today Co., McClatchy, Advance Local, MediaNews Group ve Tribune Publishing gibi büyük yayın zincirlerinin de bulunduğu çok sayıda medya kuruluşu, Internet Archive’a bağlı tarama botlarını robots.txt dosyaları üzerinden engelliyor.

Bu gelişmenin arka planında ise yapay zeka şirketlerine yönelik endişeler bulunuyor.

Bir yanda “telif” konusu, diğer yanda “dijital hafıza” meselesi

İlk bakışta bu gelişme, haber kuruluşlarının içeriklerini korumaya yönelik meşru bir refleks gibi görünebilir. Ancak konuya ilişkin tartışmalar, meselenin yalnızca telif haklarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Çünkü Internet Archive sıradan bir veri deposu değil. Özellikle Wayback Machine aracılığıyla yıllardır internet sayfalarının arşivlenmesini sağlayan yapı; araştırmacılar, gazeteciler, akademisyenler ve tarihçiler için önemli bir kamusal hafıza işlevi görüyor.

Missouri Üniversitesi’nde gazetecilik kütüphanecisi olarak çalışan Edward McCain, Internet Archive’ın engellenmesinin uzun vadeli sonuçlarına dikkat çekiyor:

“Bugün çeşitli geçici çözümler bulabiliriz. Ancak uzun vadede bu durum, geçmişi anlamamızı sağlayan birincil kaynak zincirindeki önemli bir halkayı zayıflatıyor.”

Bu açıdan bakıldığında mesele yalnızca haber kuruluşlarının içeriklerini koruması değil; internetin geçmişinin nasıl korunacağı sorusuyla da ilişkili.

Yerel medya neden kritik?

Araştırmadaki bir başka dikkat çekici unsur ise engelleme kararlarının büyük ölçüde yerel haber kuruluşlarından gelmesi.

ABD’de özellikle son yıllarda “haber çölleri” (news deserts) olarak tanımlanan; yerel gazeteciliğin zayıfladığı, kapanan medya kuruluşlarının arttığı bölgeler üzerine yoğun tartışmalar yürütülüyor. Bu nedenle eski yerel haberlerin arşivleri, yalnızca nostaljik kayıtlar değil; gazeteciler için doğrudan çalışma araçları anlamına geliyor.

Nitekim New York merkezli gazeteci B.J. Mendelson da yakın zamanda hazırlanan bir imza kampanyasında bunu açık biçimde ifade ediyor:

“Internet Archive olmadan işimi yapmak inanılmaz derecede zor olurdu.”

Kabaca özetlersek, yapay zeka şirketleriyle haber kuruluşları arasında başlayan gerilim, giderek daha büyük bir soruyu görünür kılıyor: İnternetin hafızası kim tarafından korunacak?

Türkiye’de birebir benzer bir tartışma henüz güçlü biçimde gündemde olmasa da, dijital arşivlerin kırılganlığına ilişkin örnekler tamamen yabancısı olduğumuz meseleler değil. Onlarca örnek içerisinden yakın geçmişte yaşanan bir vakayı hatırlamakta fayda var: 2016 yılında kapatılan Radikal gazetesinin internet arşivine erişim kesilmiş, bağlantılar bir süreliğine başka sitelere yönlendirilmişti. Gelen yoğun tepkilerin ardından arşiv yeniden erişime açılmıştı.

Elbette bu vaka konuyla birebir özdeş bir görünüm arz etmeyebilir. Ancak her ikisi de benzer bir noktaya işaret ediyor: Dijital içerikler internette var olmaya devam ediyor gibi görünse de, onları erişilebilir kılan altyapılar ve arşivler sanıldığı kadar kalıcı değil.

Bu tabloda Wayback Machine gibi platformlara ihtiyaç duyduğumuz muhakkak.


Yayıncıların telif stratejileri, yerel medya zincirlerinin pozisyonları, lisans tartışmaları ve dijital arşivciliğin geleceğine ilişkin daha kapsamlı değerlendirmeler için Nieman Lab’in orijinal analizine göz atabilirsiniz.

Serhatcan Yurdam