
İnternet üzerindeki gizlilik ve dijital haklar savunucuları için sarsıcı bir haber ABD’den geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun öncülüğünde, İtalya merkezli teknoloji kolektifi Autistici/Inventati (A/I), ABD Hükümeti tarafından resmi olarak “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” (Specially Designated Global Terrorist) listesine eklendi. Bu adım, ABD’nin anti-terör yasalarını kullanarak uçtan uca şifreli iletişim hizmetlerini doğrudan hedef aldığı benzeri görülmemiş bir hamle olarak tarihe geçti.
Autistici/Inventati (A/I) Nedir?
2001 yılında İtalya’da kurulan Autistici/Inventati, kâr amacı gütmeyen, bağışlarla ayakta duran ve gönüllüler tarafından işletilen bir dijital altyapı projesidir. Platform, sansür karşıtı ve gizlilik odaklı araçlar sunar. E-posta, web barındırma, VPN, sohbet ve Noblogs adlı blog platformu gibi hizmetleri, genellikle sol eğilimli, anti-faşist ve aktivist gruplara ücretsiz olarak sağlamaktadır. Piyasada bulunan ticari e-posta sağlayıcılarının aksine, A/I kullanıcı verilerini minimum düzeyde depolar ve gelen kutularını izlemez. Kolektif, hizmet verdikleri grupları ideolojik olarak (anti-faşist, anti-ırkçı vb. ilkelere bağlılık) seçtiğini açıkça belirtmektedir.
ABD Dışişleri Bakanlığı Neden Bu Kararı Aldı?
26 Ağustos 2026’da ABD Dışişleri ve Hazine Bakanlıkları tarafından ortaklaşa yapılan açıklamada, Autistici/Inventati’nin “Avrupa, Batı Yarımküre ve ötesindeki aşırı sol ağlar ve şiddet içeren Antifa hücreleri için dijital altyapı oluşturduğu ve işlettiği” iddia edildi.
Bakanlık, A/I’yi herhangi bir militan eylem planlamak veya gerçekleştirmekle değil, Avrupa’daki demiryollarına veya boru hatlarına saldıran anarşist grupların, eylem sorumluluklarını üstlenmek veya taktiksel kılavuzlar yayınlamak için A/I altyapısını kullanmasıyla suçluyor. Yani suçlama, şiddet eyleminin kendisi değil, iletişim altyapısını sağlayan “aracı” olmak üzerine kurulu.
Dijital Haklar Savunucuları Neden Endişeli?
Bu karar, internetin temel yapısını ve ifade özgürlüğünü derinden sarsacak potansiyele sahip. Eleştirmenler şu noktalara dikkat çekiyor:
- Altyapının Hedef Alınması: Electronic Frontier Foundation’dan (EFF) Jillian York gibi hak savunucularına göre, ABD hükümetinin doğrudan “mesajı taşıyanı” yani altyapı sağlayıcısını terörist ilan etmesi ürkütücü bir emsal oluşturuyor. Eğer bir e-posta veya hosting sağlayıcısı, bazı kullanıcılarının eylemleri nedeniyle topyekûn terörist sayılabiliyorsa, bu mantık Signal, Tor veya diğer genel amaçlı gizlilik araçları için de uygulanabilir mi?
- TikTok Yasaklarıyla Paralellik: Bazı yorumcular, bu yasağın tıpkı TikTok yasaklarında olduğu gibi, ABD hükümetinin izleyemediği ve kontrol edemediği iletişim platformlarını kapatma veya kullanıcıları daha kolay denetlenebilen sistemlere zorlama çabasının bir parçası olduğunu öne sürüyor.
- Mali Boğma Taktikleri: Kararın asıl yıkıcı etkisi hukuk mahkemelerinde değil, finansal sistemde görülüyor. Kararla birlikte ABD vatandaşlarının ve şirketlerinin A/I ile herhangi bir finansal işlem yapması yasaklandı. Bu, kâr amacı gütmeyen kolektifin hayatta kalmak için güvendiği bağışları toplamasını (özellikle ABD doları sistemine bağlı bankalar veya kredi kartı işlemcileri üzerinden) imkansız hale getiriyor. Hatta uluslararası bankalar bile ikincil yaptırım korkusuyla (compliance failure) risk almamak adına ilişkilerini kesecektir. Ayrıca .org alan adının iptal edilmesi riski de bulunuyor.
Kolektifin Yanıtı
Autistici/Inventati yaptıkları açıklamada suçlamaları reddederek, amaçlarının dijital meşru müdafaa araçları sağlamak ve aktivistlerin özgür iletişim ihtiyacını karşılamak olduğunu vurguladı. Ancak alınan bu karar sonrası hayatta kalmaları, alternatif ve merkeziyetsiz finans ve altyapı çözümlerini ne kadar hızlı devreye sokabileceklerine bağlı.
Bu gelişme, devletlerin siber güvenlik ve ulusal güvenlik argümanlarıyla internetin temel iletişim araçlarına yönelik artan müdahalelerinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak tartışılmaya devam edecek.


