SosyalKafa

Meta’nın Sansür Çıkmazı: Arnavutluk’taki Jared Kushner Protestoları ve Kapatılan Hesaplar

Protestocular, Arnavutluk’un güney kıyısındaki koruma altındaki bir doğa alanı yakınında lüks bir tatil köyünün inşasına karşı Arnavutluk başbakanlığı binası önünde gösteri düzenliyor. | Adnan Beci/AFP via Getty Images

Sosyal medya platformlarının algoritmik moderasyon süreçleri ve siyasi/ekonomik çıkarlarla nasıl manipüle edilebildiği üzerine konuşmaya devam ediyoruz. Bu kez çarpıcı bir örnek Balkanlar’dan, Arnavutluk’tan geldi. Politico’da yayınlanan habere göre, Meta (Instagram ve Facebook), ABD eski Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks bir tatil köyü projesini protesto eden onlarca aktivist, gazeteci ve muhalif siyasetçinin hesaplarını eş zamanlı olarak engelledi.

“Flamingo Devrimi” ve 1.4 Milyar Euroluk Rant Projesi

Olayın arka planında, Arnavutluk’un güney sahilinde, özellikle de ekolojik olarak koruma altındaki Sazan Adası ve Zvërnec bölgelerini de kapsayan yaklaşık 1.4 milyar Euro değerindeki bir turizm projesi var. Projenin arkasında Jared Kushner’in yatırım şirketi Affinity Partners yer alıyor. Ekolojik tahribat yaratacağı gerekçesiyle yaklaşık 100 gündür devam eden ve “Flamingo Devrimi” (Flamingo Revolution) olarak adlandırılan protestolar, zamanla Arnavutluk Başbakanı Edi Rama hükümetinin istifasını isteyen geniş çaplı bir sivil itaatsizlik eylemine dönüştü.

Sosyal medya, özellikle de Instagram, bu süreçte yurttaş gazeteciliğinin ve aktivizmin ana damarı oldu. Ancak son haftalarda bu içerik üreticileri, şüpheli “telif hakkı ihlali” bildirimleriyle karşı karşıya kaldı ve hesapları birer birer kapatıldı.

Platform Zafiyetleri: Sahte Telif İhlalleri ve “Gölge Yasaklama” (Shadow Ban)

Konuyu dijital haklar ve yeni medya etiği açısından incelediğimizde karşımıza tanıdık bir taktik çıkıyor: Koordineli şikayet saldırıları. Dijital haklar alanında çalışan sivil toplum kuruluşu Repro Uncensored’ın kurucusu Martha Dimitratou’nun belirttiği gibi, kapatılan hesapların neredeyse hiçbiri Instagram’ın topluluk kurallarını ihlal etmemişti. Hedef alınan aktivistler, bizzat kendilerinin çektikleri protesto videoları için asılsız telif hakkı ihtar bildirimleri aldılar.

Hesapları kapatılan isimler arasında sadece aktivistler değil, Arnavutluk parlamentosu üyesi ve muhalefetteki Mundësia partisinin lideri Agron Shehaj da var. Shehaj, platform kurallarının muğlaklığının, sansür uygulamak isteyen hükümetler veya dijital troller tarafından nasıl kolayca istismar edilebildiğine dikkat çekiyor.

Meta sözcüsü durumun incelendiğini ve “yanlışlıkla” kapatılan bazı hesapların açıldığını duyursa da (News.az’ın detaylandırdığı üzere), birçok kullanıcı hala ortak yayın (collab) yapma engelleri ve hesaplarının görünürlüğünü ciddi ölçüde düşüren shadow ban (gölge yasaklama) uygulamalarıyla boğuşuyor.

Avrupa Parlamentosu’ndan Meta’ya Tepki

Kriz sadece yerel ölçekte kalmadı. Avrupa Parlamentosu üyesi Sandro Gozi de duruma sert bir tepki göstererek bu eşzamanlı hesap kapatmalarının basit bir “teknik hata” olarak geçiştirilemeyeceğini ve Meta’nın acilen hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Başbakan Edi Rama ise yaptığı açıklamada, hükümetinin bu hesapların kapatılmasıyla hiçbir ilgisi olmadığını ve zaten böyle bir teknik kapasiteye sahip olmadıklarını savundu.

Algoritmik Otokrasi

Bu vaka, dijital platformların nasıl “algoritmik bir otokrasi” aracına dönüşebildiğini bize bir kez daha gösteriyor. Biz SosyalKafa’da sık sık “Platform Kapitalizmi”nin yarattığı çıkmazlardan bahsediyoruz. Küresel Kuzey’de geliştirilen platform kuralları, Küresel Güney’de veya Balkanlar gibi çevre ülkelerde çok daha agresif bir şekilde muhalif sesleri kısmak için silahlaştırılabiliyor (weaponization of platform guidelines). Sahte telif hakkı bildirimleri (copyright takedowns), trollerin ve organize çıkar gruplarının aktivistleri susturmak için kullandığı en ucuz ve etkili yöntem olmaya devam ediyor.

Ekolojik bir yıkımı durdurmaya çalışan yerel halkın sesinin, milyarlık bir inşaat projesi uğruna bir Silikon Vadisi devi tarafından (ister kasıtlı ister algoritmik tembellikle) kısılması, Web 2.0’ın bir zamanlar vaat ettiği “demokratikleşme” masalının günümüzdeki gerçekliğini acı bir şekilde ortaya koyuyor.


Faydalanılan ve İleri Okuma İçin Kaynaklar:

Erkan Saka

Academic; Blogger; Metalhead; BJK Fan; @SosyalKafa Coordinator