SosyalKafa

Hem Gerçek Değil Hem Çok Gerçek: AI’ın Yarattığı Yeni Korku Türü

Son yıllarda AI kullanımı ödev yaptırmak, makale özetlemek ya da bilgi danışmak yerine görseller ve videolar üretimine dönmeye başladı. Bu dönemde gerçekliğin ne olduğunu yeniden tanımlıyoruz. Artık bizi korkutan şey, karanlık,korku filmleri ya da yatakların altındaki canavarlar değil. Bizi korkutan şey, sosyal medyada karşımıza çıkan “bu gerçek mi ya?” Diye dakikalarca baktığımız fotoğraflar ve videolar. Yapay zeka artık sadece makalelere yardım etmiyor, duygu, yüz, beden ve gerçeklik de üretiyor. İşte bu yeni korku türümüz tam olarak bu: gerçek gibi görünen ama gerçek olmayan görüntüler.

Yapay zeka kullanımı 30 Kasım 2022 yılında ChatGpt’nin kamuoyuna duyurulması ile genellikle öğrencilerin eğitim dalında yardım alması ile ya da herhangi bir konuda hakkında bilgi danışılması üzerine kullanılıyordu. Öğrenciler sunumlar yaptırıyorlardı, uzun makalelerin özetlerini çıkarttırıyorlardı veya çeviri yaptırıyorlardı. Fakat teknolojini gelişmesi ile yapay zeka da gelişti ve yapay zekanın yapabileceği şeylerde gelişti. Artık insanlar yapay zekayı eğitim için kullanırken aynı zamanda görseller ve videolar üretmek için de kullanıyorlar. Başlarda az da olsa bir görselin yapay zeka üretimi olup olmadığını anlayabiliyorduk ama artık her şey o kadar gerçeğe yakın ki, görsel gerçek mi yapay zeka mı anlamak çok zor.

AI görsellerin bu kadar gerçek olduğu dönemde insanların korkmaması mümkün değil. Eskiden bir fotoğraf, bir video ya da bir ses kaygı herhangi bir şey için kanıt sayılabilirdi ama artık hepsi manipüle edilebilir. Artık hiçbir şey kanıt değil. Bu durum artık insanlarda paranoya yaratıyor. “Bu video gerçek mi?”, “Bu fotoğraf gerçekten ordan mı?”.”Bu ses kaydı gerçekten ona mı ait?”. Bu soruları hepimiz en az bir kere sormuşuzdur. Karşımıza bu soruları sormamıza sebep olacak bir çok görsel çıkmıştır mutlaka. Mesela bunlardan biri Trump’ın tutuklanma görüntüleri olabilir ya da Papa’nın giydiği dev mont gibi. Bu görseller o kadar gerçekçi ki insanı gerçekten paranoyaya sokuyor, insan neye inanıp neye inanmayacağına şaşırıyor. Asıl korkutucu olan, gördüğümüze güvenmiyorsak neye güveneceğiz.

Sonuç olarak, yapay zeka artık sadece bilgi üretmiyor; gerçeklik algımızı da yeniden şekillendiriyor. Eskiden bir fotoğrafa bakınca “gördüğüm şey doğrudur” diyorduk, şimdi ise her görüntüye şüpheyle yaklaşıyoruz. Belki de yeni çağın en büyük meselesi, yapay zekanın gücü değil; bizim neye, nasıl inanacağımızı bilemez hale gelmemiz.

Gerçek ile sahte arasındaki çizgi bu kadar bulanıklaşmışken asıl sorumuz şu olmalı: Eğer gördüklerimize bile güvenemiyorsak, kime güveneceğiz?