Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı hakkında çıkan iddialar sonrasında yaşanan tartışmalara ve gazeteciler Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a yönelik sosyal medyada yürütülen linç kampanyasına yönelik değerlendirmelerde bulunan Tele2 Haber Ana Haber Sunucusu Murat Taylan, geçmiş yapıların yeniden sorgulanması gerektiğini söyledi.

Tele2 Haber Ana Haber Sunucusu Murat Taylan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığı hakkında çıkan iddialar sonrasında yaşanan tartışmalara ve gazeteciler Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’a yönelik sosyal medyada yürütülen linç kampanyasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Gazeteci Yılmaz Özdil’in zaman zaman tarzına ve üslubuna kızdığını belirten Murat Taylan, şunları söyledi:
“Ama şimdi diğer tarafta başka bir ekip var. Bu Fethullahçı yapıdan kalan bir ekip. Şimdi geçen o Barış Terkoğlu meselesi tartışmasında şimdi bir geriye dönüp bakınca e bayağı geçmiş yani 2015-2026 yani bayağı bir geçmiş düşünsene yani 7-8 yaşında, 10 yaşında, 12 yaşında böyle darbe marbe filan hani ne oldu ne olmadı bilmeyen birçok kişi gelmişler 20’li yaşlarına. Şimdi Cevheri Güven diye bir adam görüyorlar. Çıkıyor ekrana böyle çatır çatır konuşuyor filan YouTube’da. Bir sürü işin perde arkasını anlatıyor. Korkusuz, cesur. MHP’ye de çakıyor, AKP’ye de çakıyor. Ona da böyle söylüyor. Bilmem nerede ne diyor, şu diyor, bu diyor filan. Ya adam ne kadar doğru söylüyor. Aa, felan filan diye böyle hani demek ki takılanlar, izleyenler de var. Dün Terkoğlu yazmıştı. unutturmayacağız diye unutturmamak lazım. Yani böyle bir hikaye var çünkü. Evet. Belki biraz ihmal edilmiş olabilir. “
“Fethullahçı örgütlenmenin” geçmişte komünizmle mücadele dernekleriyle ile ilişkisini, Türkiye’de nasıl bir örgütlenme yarattığını ve bu örgütlenmenin devleti ele geçirmek için en kılcal damarlarına nasıl sızdığını, Ergenekon ve Balyoz Davalarında yaşananları, dershaneler meselesini, dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan’a yönelik kumpası ve 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan gazeteci Taylan, konuşmasına şunları ekledi:
“Fethullahçı yapının bu özelliklerini bilmeyen kitleler tarafından sanki iktidara karşı muhalif, demokratik bir yapı. Bu konuşanlar da hani böyle insanlarmış gibi algılanmaya, değerlendirilmeye başlanmış. Onu gördüm. Yani risk orada. O yüzden unutturmamak lazım. Evet. Hatırlatmak lazım. Bugün o ekranlarda kimi YouTube kanallarına çıkıp böyle iktidar şöyle böyle filan kirli tezgahlar pazarlıklarını ortaya döküyoruz bilmem ne filan diyenler. Onlar bu ülkenin en ağır kumpaslarını kuranlar. Ergenekon ve Balyoz adı altında casusluk davaları adı altında bu ülkenin laik, demokratik, cumhuriyetçi, Atatürkçü kadrolarını tasfiye eden, AKP ile beraber tasfiye ettiren, bir kısmının yaşamına son vermesine neden olan, zulmeden kadrolardır. Amaçları Erdoğan gitsin yerine demokratik bir muhalefet ya da yeni bir iktidar gelsin. O iktidar da Türkiye’yi demokrasiyle yönetsin değildir.“
“Fethullahçıların” CHP’yi de günahları kadar sevmediğini ifade eden gazeteci Murat Taylan, konuşmasının sonunda şunları dile getirdi:
“Diğer demokratik yapıları da günahları kadar sevmezler. Onlar onlar için bu dönem işbirliği yapıp AKP’yi devirdikten sonra yeniden içlerine sızacakları, yeniden devleti ele geçirmeye çalışacakları alanlardır. Buralarda da faaliyet göstermeye çalışırlar. Devlet içinde koruyabildikleri deşifre olmamış isimler varsa onları koruyarak bilmem ne yapmak istiyorlar. Fethullahçı yapıyı unutmayalım. Fethullahçı yapıya dahil onun içerisinden çıkmış kimseyi de kahraman olarak görülmesine müsaade etmeyelim.
Yani böyle bir muhabbetin içerisinde ya bir saniye sen bir kenarda dur bakayım. Sen kenarda dur. Seninle işimiz yok bizim demek lazım. Söyledikleri doğru mu ya. yüzde 99 doğru ama söyleyen de önemli. Yani bu ülkeyi siyasal İslamcı bir hareket olarak darbe yoluyla iktidarı devirmeye çalışıp ardından kendi siyasal İslamcı anlayışını tıpkı Humeyni’nin İran’a dönüşü gibi Fethullah Gülen’i Türkiye’ye getirmek isteyen bu hareketin herhangi bir mensubunun hala bu harekete bağlı bir erinin bize yol göstermesine ihtiyacımız yok.”



